Kapatılan Hayatın Sesi'ne 'örgüt propagandası'ndan dava

 

Kanun hükmünde kararnameyle kapatılan Hayatın Sesi televizyonuna ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasıyla dava açıldı.

Evrensel’den Meltem Akyol’un haberine göre suçlamanın nedeni çeşitli haberler.

İddianamede, 10 Ekim 2015 tarihindeki ‘Ankara katliamı’na ilişkin yayın yasağı kararına rağmen, kanalın gün boyu yayın yaptığı belirtildi: “Yaralı bir kişinin bez afiş yardımıyla taşınması, insanlar halay çekerken arkalarında gerçekleşen patlama anı, patlama sonrası panik halinde kaçışan insanların görüntülerinin verilmesi.”

‘Panik ve kargaşa ortamını bütün çıplaklığıyla ekrana taşımak’la suçlanan kanalın, ‘terör örgütünün amacına hizmet ettiği’ savunuldu.

Kanala yöneltilen bir başka suçlama ise Ankara Güvenpark’ta 38 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili yaptığı yayın oldu. Hayatın Sesi, saldırının ardından yaptığı yayında ‘terörün tuzağına düşmek suretiyle terör örgütü propagandası’yla suçlandı.

Saldırıda hayatını kaybedenlerden birinin yakını öfkesini “Yerin dibine batsın iktidarınız…” sözleriyle dile getirmişti.

İddianamede, İstiklal Caddesi’nde 19 Mart 2016 tarihinde dört kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırı sonrasındaki Hayatın Sesi yayınıyla ‘örgüt propagandası’ yapıldığı belirtildi.

Suçlamada şöyle denildi: “Alınan görüntülerin hiçbir editoryal denetime tabi tutulmadan ekrana yansıtıldığı, bu görüntülerde yaralıların sağlık görevlileri tarafından hastaneye götürülüşünün canlı olarak ekrana getirildiği, bu görüntülerde yaralıların görüntüleri ile beraber inleme seslerinin de izletildiği, olay yerindeki kameraların patlama anına dair çekmiş olduğu görüntülerin ekranlara getirildiği, yayın yasağı konulmasına karşılık patlama olan yerden canlı görüntüler ekrana getirildi.”

Son dakika: Yayın yasağı getirilen haberlerde ‘son dakika’ bile yazılmayacak

Hayatın Sesi de karartıldı: Reji odası mühürlendi, YouTube yayını durduruldu