Mehmet Ocaktan: Dindarların yıllardır hayalini kurduğu yer burası mıydı?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Uzun süredir çocukluğumdan beri içinde yer aldığım dindar camia ile ilgili içimde müthiş fırtınalar kopuyor. Günlerdir kafamın içinde sayısız sorular birbirini izliyor; her gün saatlerce masamın başında oturup “Nasıl bir dünyada yaşıyoruz, nereye gidiyoruz, dindarların yıllardır hayalini kurduğu ve gelmek istediği yer burası mıydı?” gibi sorularla, yaşadığımız dönemsel savrulmalardan bir çıkış yolu bulmaya çalışıyorum.

İslami camianın bu ülkede en zor günlerde bile nasıl bir mücadele verdiğini dikkatle izlediğimizde, bu yürüyüşün arkasında hem İslami literatür hem de entelektüel açıdan zengin bir birikim olduğunu rahatlıkla görürüz.

Kökleri dört halife döneminin berrak aydınlığına dayanan ve yüzyıllar içinde şekillenen İslam kültürünün birikimiyle beslenen İslami düşünce Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki kırılmalara ve savrulmalara rağmen, son yıllara kadar derinliğini muhafaza etmeyi başarmıştır.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı