İhsan Çaralan: Şii milisler ve Irak Ordusu, Musul'u kurtarırsa bu Türkiye için Suriye'den de büyük bir darbe olacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Türkiye Musul’un kurtuluşu sonrasındaki yönetiminin Sünni Arap aşiretler (Ki bu aşiretler Musul’un IŞİD’e teslim edilmesinde baş rolü oynamışlardır), Sünni Türkmenler ve Sünni Kürtlerden oluşan bir yönetim olmasını istiyor.

Bu planın, Telafer’le birlikte bir Musul “federasyonu” tarif ederek, Irak hükümetinin bölgedeki egemenliğini en aza indirirken, Türkiye’nin himayesinde, bir yönetim amaçladığı anlaşılıyor.
Lozan tartışmalarının yeniden açıldığı dikkate alındığında bu plan daha da anlamlanıyor.
Musul eğer Şii milislerin de içinde olduğu Irak hükümet güçleri tarafından kurtarılırsa (Şu anda tek seçenek bu), Musul’un ve Telafer’in eskiden olduğu gibi merkezi hükümete bağlı vilayetler olarak örgütlenmesi kesin görünüyor.

Sünni Arap aşiretler, Kürtler ve Türkmenlerin de bu yönetimde yer almaları her halde merkezi hükümetle “uzlaştıkları” ölçüde olanaklı olacaktır.

Bu koşullarda Türkiye’nin tanımladığı gibi bir yönetim ancak bu Şii milis gücü ve Irak ordusunun Başika’da eğitilen güçler tarafından yenilmesiyle mümkün olacaktır! Bu ise açıkça Musul için verilecek yeni bir “mezhep savaşı” demektir.

Eğer Şii milis güçler ve Irak Ordusu, Musul’u IŞİD’den kurtaran güç olarak yeni yönetim kurarsa, bu Türkiye’nin bölge politikaları için Suriye’den bile ağır bir darbe olacaktır.
Bu yüzden de bu politikaları işçiler, emekçiler arasında tartışmaya açmak, “İçeride ve dışarıda savaşa, savaş politikalarına hayır” demede ısrar etmek bugün izlenecek yurtsever olan tek politik tutumdur.

İhsan Çaralan’ın yazısı