Ahmet Kekeç: Mahkemelerin adil karar vermesi için müezzinlere şort mu giydirelim?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Darbe gecesi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talimatıyla sala okuyan müezzin, giyimlerinden “çağdaş” olduğu anlaşılan üç kişi tarafından darp edildi.

Bu üç saldırgan haydudun, “vakitsiz sala” okuduğu için müezzini darp ettikleri açıklanmıştı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yerinde kararıyla 15 Temmuz gecesi minarelerden sala sesleri yükseldi. “Vakitsiz”değildi. Hem hangi durumlarda sala okunduğunu bilmeyeceksin, hem de maaile camiyi basıp müezzin pataklayacaksın, sonra da çağdaş aydınlanmacı geçineceksin.

Kamuoyu baskısına göre hareket eden mahkemelerimiz, artık tepkinin dozuna ve tepkicilerin ideolojisine de mi bakıyor? “Ne kadar tepki, o kadar tutuklama” mı?

Peki, şortlu kız olayında kılı kırk yaran aydınlanmış kalemlerin sessizliğini (ve “şortlu kız” konusunda destanlar Hürriyet gazetesinin tepkisizliğini) nasıl açıklamalı? Mahkemelerin adil karar vermesi, aydınlanmış kalemlerin duyarlılık göstermesi için müezzinlere şort mu giydirelim?

Ahmet Kekeç’in yazısı