Bu, böyle bir şey. Gündeminin tepesine Kürt konusunu, sorununu yerleştiren ve PKK’nın zor kullanarak yok edilmesini savunan bir ‘Türk milliyetçiliği’ çizgisi bir süredir bir ittifak oluşturuyor. Bunun merkezinde doğal olarak bugünkü Kürt politikasıyla AKP yer alıyor (“Çözüm mözüm yok” politikası!); MHP böyle bir yerde bulunmaya dünden değil, evvelsi günden hazır.
‘Beklenmedik’ denebilecek yeni misafir de şu aşamada Doğu Perinçek tabelası altında gelen Kemalistler. Gelenler, henüz gelmeyenleri davet ediyorlar.
Tayyip Erdoğan, ‘darbe’ suçlamasından açılan davaların düşmesine kapı açarken, dolayısıyla 17 Aralık’ta cemaat ile sıcak savaşa geçtiğinde, bu kapıyı da aralamıştı. Şimdi şimdi, o kapılardan geçip gelenler çoğaldı.
Bunun bir sonucu, ‘Ergenekon’ dahil, söz konusu davalarda söz konusu edilmiş her şeyin geçersiz, ‘olmamış’ ilân edilmesi. Anlamamız gereken, bize anlatılan bu: Bunların hepsini ‘FETÖ’cüler’ uydurdu. 17 Aralık’ta yolsuzluk iddialarıyla, birilerinin evlerinde saklanan paralarla filan açıklama ve yayın yaptıkları zaman, ‘Ergenekon’la başlayan o davalar dizisindeki her şeyin de yalan dolan olduğunu öğrendik.