Dün çıkarılan üç KHK’den birisiyle de görevden alınan belediye başkanlarının yerine atamaların (kayyım ve yeni belediye başkanı) İçişleri Bakanlığı tarafından yapılacağı hükmü getirildi.
Oysa daha iki hafta önce, Meclis tatile çıkmadan çıkarılan “torba yasa”da bu hüküm vardı. Ama Mecliste bu hükme CHP ve HDP itiraz edince, AKP grubu bu hükmün “torba”dan çıkarılmasında muhalefetle uzlaşmıştı. O günden beri de bu tutum “Yenikapı ruhu”nun güzel bir örneği olarak dönüp dünüp konuşulmuştu.
Ama dün çıkan kararname ile Hükümetin “Yenikapı ruhu”nun arkasından dolanıp kendi amaçlarına yürüdüğü ortaya çıktı.
Evet, mevcut yasalara göre de belediye başkanlarını İçişleri Bakanlığı görevden alabiliyordu. Ama görevden alınan belediye başkanlarının yerine yine o ildeki, ilçedeki belediye meclisi kendi içlerinden birini (bir seçilmişi) seçiyordu.
Şimdi KHK ile yapılan değişiklikle görevden alınan belediye başkanının yerine İçişleri Bakanlığı herhangi bir “uygun gördüğü” (Örneğin AKP’nin seçimi kaybetmiş belediye başkan adayını ya da bir bürokratı, bir yandaşı) kişiyi atayabilecek. Böylece KHK ile sadece belediye başkanı görevden alınmıyor ama aynı zamanda seçilmiş belediye meclisinin yetkileri de elinden alınıyor.
Bu tutum, antidemokratik, fiiliyatta seçimin sonuçlarını ortadan kaldıran, seçmenlerin iradesini umursamayan, despotik bir tutumdur.