Stratejik olarak önemini çoktan yitirmiş, IŞİD’in mayınlarla bezediği Cerablus harekâtının haritasına bakıldığında Türkiye kendisini boyu 98 kilometre derinliği ise 15-20 kilometre olan bir alana sıkıştırıyor.
Yine Aydın Selcen’in deyimiyle harekât başarıya ulaşırsa “bir mendil, bir cep” kadar yer Türkiye’nin desteklediği gruplara kalacak.
PYD ise kantonların birleştirilmesini Bab üzerinden yapmayı planlıyordu. Menbiç’in IŞİD’den temizlenmesinin ardından yeni güzergâhın Bab olacağına ilişkin sinyaller açıktan verilmişti.
Türkiye’nin harekatının ardından yaşanacak gelişmeler bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini gösterecek.
Türkiye bu süreçte 2003’te İran ve Suriye ile imzaladığı üçlü anlaşmanın ruhunu canlandırmaya çalışacak. Bu Irak’ta bağımsız bir Kürt devletinin engellenmesi konusundaki ortaklaşa irade beyanıydı ve Kürt politikasında Türkiye’nin ilk delik deşik edilen kırmızı çizgisi de bu anlaşmanın bir türlü gerçekleşmeyen hayalleriydi.
Şimdi Türkiye başarısızlığa uğradığı Irak hayalini Suriye üzerinden bir kez daha kurmaya çalışıyor.
Kürt fobisi nedeniyle uluslararası ilişkilerde stratejik ve taktik olarak hayatın gerçeklerinden kopan Türkiye başarısızlığa uğrayacağı ‘yeni’ ama aslında ‘eski’ bir stratejik derinlik peşinde.