PKK’nin art arda gelen bombalı saldırılarına çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi ve yaralanmasına karşı sadece CHP’den değil HDP’den, EMEP’ten, ÖDP’den ve çeşitli demokratik kuruluşlardan da sert eleştiriler yapıldı; tepkiler gösterildi.
Ama bu tepkilerde aynı zamanda Hükümetin bu büyük sorunu silahla, terörle mücadele gibi tamamen askeri önemlerle çözme politikası da eleştiriliyor, sorunun çözümünün, çatışmaların bitirilmesi ve bir biçimde görüşmelerin yeniden başlaması yoluyla çözülmesi talepleri de öne sürülüyor.
CHP Genel Başkanı’nın hükümete desteğini ifade ederken ise, “Ne isterseniz vereceğiz. Yeter ki terörü bitirin” demeye vardırması elbette ki, Hükümetin mevcut terörle mücadele konseptine destek vermek için tüm kayıt ve koşullarını kaldırdığı anlamına gelmektedir.
Çünkü burada sözü edilen “terör” basit, terörü “terör olsun” diye kullanan “felsefi teröristlerin” eylemi değil, arkasında bir dava olduğunu savunan bir örgütün “terörü”dür! Bu yüzden de CHP’nin, “terörü bitirin de ne yaparsanız yapın” anlamına gelen desteğini verirken aynı zamanda Hükümetin mevcut, Kürt sorununu askeri ve polisiye operasyonlarla çözme politikasına “açık çek” vermektedir.