Güneydoğu’dan gelen şehit haberlerinde herhangi bir azalma yok, ama buna karşı hükümetin de söylediği yeni bir söz yok. Oysa memleket darbenin bastırılmasından sonra hazır bir yumuşama havasını yakalamışken bunu, Kürt sorununun çözümü için de kullanmak gerek.
PKK’nın savaş ağalarının, kendi varlıklarını inkâr edemeyeceklerini, barış sürecinin PKK ile değil, bölgedeki demokratik güçlerle yürütülmesi gerektiğini söyledim. Ancak iktidarın demokratikleşme diye bir kaygısı yoktu, sorunu çözmekten ziyade silahların susmuş olmasının yarattığı havadan yararlanmayı hedefliyordu.
Bu politika iflas etti ve bedelini yüzlerce şehit, yıkılmış, yanmış kentler ve yüzlerce sivil kaybıyla ödedik. Yeni bir sayfa açmanın zamanıdır ve bu kez aynı hataya düşmemek gerekiyor. Bu sorunun çözümü, esasen tüm ülkenin demokratikleşmesiyle yakından ilgilidir.
Hazır PKK da izlediği hatalı politikalar ile giderek marjinalleşiyorken bölgedeki demokratik taleplere kulak verilmelidir. HDP’yi de dışlamadan, demokratik siyasetin ve büyük uzlaşmanın zeminini yaratmak, ülkeyi yönetenlerin asli görevidir.