İbrahim Kaboğlu: Darbe girişimi, rejim değişikliği operasyonu için bir fırsat olarak görülmemeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Şu sorunun yanıtı, siyasal bakış açısıyla değil, bilimsel yaklaşımla aranmalı: Darbe girişimi, TSK iç dinamiklerinin bir ürünü mü, yoksa –liyakatı ve hukuku yok sayan- din (cemaat) ve siyaset ittifakının neden olduğu çürümüşlüğün sonucu mu?

Darbe girişimi, rejim değişikliği operasyonu için bir fırsat olarak görülmemeli. Bu konu ayrıca tartışılmalı. Zira siyasal rejim hangisi olursa olsun, askeriyenin siyasallaştırılması, uzun dönemde, iç savaş riskini de beraberinde getirir.

Sonuç olarak; sivil ile dini olan birbirinden farklı olduğu gibi, siyasal ile askeri olan da farklı. Ya anayasa? Toplum üyelerinin, sivil, demokratik ve dinsel özgürlüklerinin olduğu kadar, siyasal ve askeri yapıların ‘görev+yetki+sorumluluk’ çerçevesinin de güvencelerini ortaya koyar.

Bunları dikkate almayan, 150 yıllık olarak nitelenen sorunu 150 saatte çözme girişimi, sorumsuz ve fırsatçı, hatta tehlikeli bir yaklaşım. Kullanılan araç da meşru değil; çünkü bütün bunlar, TBMM dışlanarak ve Anayasa’ya aykırılığı açık olan OHAL KHK’lar ile kotarılmaya çalışılıyor.

Özetle, anayasal düzenin silah zoruyla kaldırılma girişimini önlemenin yolu, anayasa dışı araçlar olmamalı(ydı).

İbrahim Kaboğlu’nun yazısı