Gerçek şu ki “Atatürk Türkiye’si yaratmak” için insanların sıkıştırılması ve zorlanmasıdır Gülen örgütüne yakıt temin eden. Takiyye talimatının da, her yere sızma talimatının da, gerektiğinde yalan söylemenin de mensuplar nezdinde meşrulaştırıcısı, aklayıcısı hep Kemalist doktrinin katı uygulamaları olmuştur.
“Ama biz söylemiştik” diyenlerin çoğu, bütün dindarları, Erbakan’ı, Milli Görüş çizgisini, oradan koparak Fazilet olan partiyi vs de tehdit kabul ediyorlardı, sadece Cemaat’i değil.
AK Parti’yi Cemaat’le daha sıkı fıkı, daha yakın ilişkilere icbar edenler (…) Nuh Mete Yüksel kafalı adamlar değil miydi?