Lütfü Bulut, Yaşar Bulut, Kahraman Baltaoğlu, 3. Boğaz Köprüsü inşaatında çalışıyordu. V35 No’lu viyadükte… Gece saat 22.00 sularında, 50 metre yükseklikten düşerek öldüler.
Hangi güvenlik önlemi alınmış olursa olsun, kazanın saati fikir veriyor. Onlar gece çalıştıkları için öldü. 3. Boğaz Köprüsü’nü zorla dayatan irade ve gece o saatte çalışmayı normal bir kural sayan Yap-İşlet- Devret modeli yüzünden…
“Kısa süre”, Yap-İşlet-Devret modelinin “olmazsa olmazı”dır. Milyar dolarlık kamu projelerinde, fiyat ve tasarım ile birlikte yarıştırılan üç temel ihale unsurundan biridir. Yap-İşlet-Devret modelinin; yaşadığımız çevreyi, soluduğumuz havayı, içtiğimiz suyun lezzetini, kaynakların dağılımını, kentin görünümünü geri dönüşü olmayacak biçimde değiştirmesinin sırrı da bunda gizlidir: “Kısa süre.” Firmalar, “yapım süresi”ni işletme süresine dahil ettikleri için, ihaleyi aldıktan sonra inşaatı çok hızlı yapıp bitirmek ister. İster çünkü; söz gelimi, “normal” çalışma koşullarında, 5 yılda bitebilecek projeyi 3 yıla çektiğinde, aradaki süre kadar köprüyü, devir tarihine kadar kendisi işletip para kazanacaktır.
Onun için gece yarısı bile yakılır inşaat alanında projektörler: Lütfü, Yaşar ve Kahraman bu yüzden ölür. Köprü ayaklarının kısacık sürede 100 metreyi aşmasının sebebi, İstanbullunun trafik çilesi azalsın diye değil, konsorsiyum daha erken para kazanmaya başlasın diyedir. Şimdi hatırlayabiliriz o haberlerin hiç değişmeyen başlığını: “Köprüler para bastı”. Ve ekleyebiliriz yanına diğerlerini: 3. gerdanlık kanatmaya devam edecek daha. Yap-İşlet-Devret: Öl