(…) Cumhurbaşkanı’nı büyük bir dikkatle izliyorum. Kendileri şu sıralar NATO toplantısını yeni icra ettiler. Medya ile de buluştular.
Ancak… Beklenen olmadı. Ne “PYD de PKK gibi bir terör örgütüdür” demesine omuz silken NATO başlarına, “ey NATO’nun soğan başları” lafları duyuldu. Ne de “üst akla” salvo atışlarından bir eser var.
Başbakan durup durup “içeride de barışalım” derken, Saray “Ne barışı ya, inlerine gireceğiz, dağları devirip ova yapacağız” demiyor.
Hepimiz ağzımız bir karış açık, devletin tepesindeki “muktedir” adama hayretle bakıyoruz. Rusya’nın uçağını düşüren, İsrail’e “one minute” diyen, Mavi Marmara’yı donatan, “Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımam” diyen bu adam mıydı? Hiç benzemiyor. Ne oluyor, neler oluyor; Anayasa Erdoğan’a uyacaktı, Erdoğan mı Anayasa’ya uyuyor? Kim kimi uyduruyor? “Üst akıl” mı? Erdoğan neden Erdoğan gibi devam edemiyor? Neden?