Kabinede “milli” sıfatı taşıyan iki bakanlık var: Milli Eğitim ve Milli Savunma… Başbakan bir süredir bunlara yenilerini eklemeye çalışıyor. Milli hukuk… Milli basın…
Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin Twitter yasağını kaldırma kararına, “Amerikalı bir şirketin savunusunu yaptığı” gerekçesiyle saygı duymadığını ve “milli” bulmadığını açıkladı.
Dışişleri’ndeki dinleme skandalını haber yapan medya da ülkenin çıkarını zedeliyor Başbakan’a göre… Oysa devlet memuru gibi çalışamayacak iki meslek grubu bu… Gazeteciler ve hâkimler, mensubu oldukları ülkenin ya da yöneticilerinin çıkarlarına göre değil, evrensel normlara göre çalışır. Öyle olmazsa, “ülke çıkarı” adı verilen cendereden ne gerçek çıkar, ne adalet…
Hakikat, milliyet tanımayan, sınırlar aşan bir evrensel değerdir. Öyle bir değer ki, dünyanın öbür ucundaki bir barış gönüllüsünü, kendi milliyetinizden bir savaş kışkırtıcısından daha yakın hissettirir size… Hukuk da öyledir. Kıymeti, evrenselliğindedir. “Milli” kıyafetler içine girdi mi, adalet dağıtmaktan çok, milli liderlerin hatalarını kapatmaya, servetini aklamaya yarar. Biz milli olanın değil, hukuki olanın, insani olanın, hakikatin peşindeyiz. Onların kaçtığı da bu zaten…