Hilmi Yavuz: Ama Allah'a şükürler olsun, iyi ki bu ülkede hâlâ mutsuz insanlar var!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ne ilgisi var, diyeceksiniz ama, tuhaf ve mânidar bir tesadüfle, Salâh Birsel’in ‘Şiirin İlkeleri’ni yeniden okurken, şu sözlere rastladım: “Milyonlar, kendi adlarına yapılan tartışmaların, söğüşmelerin farkında olmadan yaşamaktadırlar. Nietzsche, Alman ulusunun budalalığını dünyanın dört bir tarafına bangır bangır bağırırken, Alman ulusu, değil Nietzsche’nin sözlerini, Nietzsche’nin şahsını bile fark edemeyecek kadar domuz etine ve birasına gömülmüştü.”

Öyleydi gerçekten! Adolf Hitler ve nazi çetesi yüzyılın en büyük en acımasız ve meş’um soykırımını yürürlüğe koymuşken; Yahudileri, solcuları ve hiç şüphesiz muhalif liberalleri Gestapo marifetiyle yok etmekteyken, Alman ulusu Führer’ine sadık ve sanki hiçbir şey olmuyor’muş gibi’, ‘domuz etine ve birasına gömülmüştü!’

Nazizm yönetimi altında Alman halkı, zulmün adalet, alçaklığın erdem ve savaşın barış diye sunulduğu irrasyonel bir dünyada, sanki rasyonel temelleri varmışcasına hayalî ve kurmaca gerekçelerle mutluy’muş gibi’ yaparak yaşıyordu. Als Ob’cular –’mış gibi’ yapanlar!

Ama Allah’a şükürler olsun, iyi ki bu ülkede hâlâ mutsuz insanlar var!

Hilmi Yavuz’un yazısı