Görevden alınan, tutuklanan seçilmiş belediye meclis üyeleri, il genel meclis üyeleri bir yana DBP’nin bölgedeki 100’den fazla belediyesinin 31 eşbaşkanı görevden alınmış durumda, 21’i tutuklu olarak cezaevinde.
Burada amaç Kürtlerin belediyelerine kayyum atayarak tümüyle el koymak; halkın seçtiği başkanlar yerine belediyeleri de valilere, kaymakamlara devretmek.
Ancak bu da pek o kadar kolay görünmüyor. Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ben yüzde 52 oyla seçildim, milli iradeyi temsil ediyorum” diyor ya… Sur’da toplam oyların yüzde 81,6’sıyla, Nusaybin’de 89,4’üyle, Şırnak’ta 71,5’iyle, Cizre’de 93,2’siyle, İdil’de 83,7’siyle, Silopi’de 89,4’üyle, Yüksekova’da 86,4’üyle seçilmiş belediye başkanları.
Şimdi sormazlar mı adama, “Senin seçildiğin yüzde 52 milli iradede de, kendi belediye başkanlarını yüzde 70, 80, 90 oyla seçen Kürtlerin iradesi gayrı milli irade mi?” diye.
Böyle bir tablo içersinde, halkın seçtiği belediye başkanlıklarını kayyuma devretmek, Cemaatin şirketlerine kayyum atamak yoluyla el koymaya da benzemez.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi çizdiği strateji çerçevesinde “Terörle mücadele kıyamete kadar sürecek” diyor.
Ama sakın unutmayın bu formülün geçerlik süresi ‘Kürtlerin kıyameti’ne kadar değil, ‘AKP’nin kıyameti’ne kadar!