Seyfettin Gürsel: Erdoğan bu tabloyla başkanlık riskini göze almaz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye genelindeki oy dağılımını görmek için bu 51 ilde il genel meclisleri oylarını, 30 büyük şehirde de ilçe belediye meclisleri oylarını toplamak gerekiyor.

CHA dün 13 civarında verdiği bu şekilde hesaplanmış ülke geneli oy dağılımı şöyleydi: AKP 43,2; CHP 26,1; MHP 17,7; BDP+HDP 6 civarı. AKP kaybederken MHP kazanmıştır. Bu tablonun yorumu oldukça yalın: Haziran 2011’de oylarını yüzde 49,8 ile zirveye taşıyan iktidar partisi asgari 6,5 puan kaybetmiştir. Seçmen kaybı 2 milyon civarındadır. CHP yerinde saymıştır. Keza BDP de yerinde saymıştır. Seçimden başarılı çıkan yegane parti. MHP’dir. Yüzde 13 civarından yüzde 17’nin üzerine çıkmıştır.

Burada MHP’ye katılan yaklaşık 2 milyon seçmenden söz ediyoruz. Bu seçmenlerin kim olduklarını ve neden MHP’yi desteklediklerini bilmiyorum. Seçim sonrası anketleri bu konuya odaklanmalıdır. Şahsi görüşüm, gelecek genel seçimlerde bu oy dağılımının fazla değişmeyeceği şeklindedir. AKP kurmaylarının kapalı kapılar ardında benzer bir değerlendirme yaptıklarını sanıyorum. Böyle ise, başabakan köşke aday olmayacak demektir.

Bunun iki önemli nedeni var: Bir, bu oy dağılımı ile AKP, seçim çevrelerini daraltsa bile, referandum çoğunluğu olan 330 küsur sandalyeye ulaşamaz. Bu durumda sayın Erdoğan Ağustos’ta cumhurbaşkanlığını ikinci turda kazansa bile Köşkte bugünkü sınırlı yetkilerle kalır. Kimi başbakan seçerse seçsin Türkiye’yi bugün yönettiği gibi yönetemez. İkinci neden, AKP’nin oyları düşerken, üzerinden yoluszluk şaibesi kalkmamışken ve de cemaat ile savaşı sürdürmeye kararlı görünürken AKP başkanlığını ve başbakanlığı bırakıp köşke çıkması mantıklı olmaz.

Seyfettin Gürsel’in yazısı