4+4+4, laikliğin anayasadan çıkarılması talebi, çapulcu ifadesi hatta milli içkinin ayran olmasına kadar Erdoğan’ın birçok söyleminin patenti Necip Fazıl’a ait.
Gelgelelim, meşhur şaire sadece şair demek büyük haksızlık olur. Edebi kısmını bir tarafa bırakalım. Kendisi aynı zamanda ve aslında öncelikle bir ideolog. Demokrat Parti’den alınan örtülü ödenek paralarıyla ve Büyük Doğu dergisiyle somutlaşan bu ideologluk, ‘İdeolocya Örgüsü’ eserinde zirveye varmakta.
Necip Fazıl, bu kitabında Başyücelik diye tanımladığı bir rejimi kurtuluş formülü olarak teklif etmekte. Devlet başkanının adı belli, Baş Yüce. Fena halde İtalyan faşizminden mülhem. Rejim İslami bir faşizm. Neredeyse her şey yasak. Pastanelerin bile bazı koşullarda kapatılması gerektiğini ileri sürecek kadar kendinden geçmiş bir teklif.
Sabetaycıları, Yahudileri, Rumları ve Ermenileri ve diğer yabancı gördüğü unsurları memleketten defetmeyi amaçlıyor.
Yani iktidarın kutup yıldızı, cumhurbaşkanından Milli Eğitim Bakanı’na siyasi fikirlerine övgüler dizilen Necip Fazıl’ın hayalleri ile Hitler’in ‘Kavgam’ı fena halde akraba.