Reuters, bazı üye kamuoyları karşı olsa da, Avrupa Birliği’nin bu hafta mülteci anlaşmasının ‘ödül’ü olarak Türkiye’ye vizesiz seyahat teklifini açıklayacağını duyurdu.

Habere göre, Avrupa Komisyonu Türkiye’nin vize serbestisi kriterlerini son dakika yasal düzenlemelerinin ardından yerine getirdiğini düşünüyor ve bu çarşamba AB hükümetleri ile Avrupa Parlamentosu’ndan haziran sonuna kadar kararı onaylamasını isteyecek.
Görüşmelere yakın üst düzey bir AB yetkilisi, “Biz standartlarımızı düşürmedik, Türkiye iyi adımlar attı” dedi. Oysa iki hafta kadar önce Ankara’nın kriterlerin yarısından azını yerine getirdiği açıklanmıştı.
Brüksel’in Türkiye’ye ‘hayır’ diyerek mülteci anlaşmasını tehlikeye atamayacağının savunulduğu haberde şöyle dendi: “Evet oyu için siyasi destek tam olarak sağlanamayabilir, fakat Türkiye ‘daha sonra’ cevabını kabul etmeyecek. Yunanistan ve NATO ile beraber Türkiye’nin kararlı adımları ve Balkanlar boyunca sınırların kapatılması, ana Ege rotasını kapattı. Yunan adalarına yeni girişler Ekim’de 10 binken, 63’e geriledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu Avrupa’nın kendi taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda Ankara’nın da mültecileri geri alımı durduracağını söylemişti.”
AB yetkilileri bugüne kadar hep bu konuda bir söz vermediklerini ve vize anlaşmasının ancak 72 kriterin tamamı yerine getirilirse geçerli olacağını söylüyordu. Fransa, Almanya ve Hollanda gibi ülkeler Türkiye’nin kriterlere uyup uymadığını ‘mikroskopla inceleyeceklerini’ bildirmişti.

Mülteci indirimi olmayacak
Reuters haberine göre yetkililer Almanya tarafından vize serbestisi için büyük baskı geldiğini belirtiyor, çünkü Almanya mülteci anlaşmasının rafa kalkmasından en çok zararı görecek ülke.
Kabul kararını siyasi olarak daha makul hale getirmek adına Fransa ve Almanya, sığınma isteklerinde ani bir artış, vize süresinden fazla kalma veya geri kabulün reddedilmesi durumunda herhangi bir AB ülkesinin vize serbestisini herhangi bir ülkeyle altı aylığına askıya almasına yönelik önlemler alınmasından yana,
Türkiye’nin AB Büyükelçisi Selim Yavuz bu tekliflerle ilgili, “Görünüşe göre Franko-Alman önerisi bazı AB ülkelerinin korkularını dindirmeyi ve belki de bazı ülkelerin desteğini daha kolay alabilmeyi hedefliyor” dedi.