ABD dışişleri bakanlığının yıllık insan hakları raporunda Türkiye’ye 74 sayfa ayrıldı.
Raporda, Türkiye’deki sorunlar üç ana başlık altında toplandı: Hükümetin ifade özgürlüğüne müdahalesi, suça karıştığı iddia edilen devlet yetkililerinin dokunulmazlığı ve zayıf adalet yönetimi, sivillerin güvenliğinin sağlanmasındaki yetersizlik.
Hürriyet’ten Tolga Tanış’ın haberine göre raporda, AKP’nin tek başına iktidar çıktığı 1 Kasım genel seçimleri için ortalama bir seviye olan ‘genelde özgür’ ifadesi kullanıldı.
‘Medya şirketlerine baskı uygulandı’

Türkiye’deki yasaların hükümete ifade, basın ve internet özgürlüğünü kısıtlama fırsatı yarattığı belirtilerek şöyle dendi: “Hükümet, güvenlik güçlerinin baskınları, yayın kuruluşlarına el konulması, muhabir ve editörlere terör bağlantısından ya da cumhurbaşkanı ve diğer üst düzey hükümet yetkililerine hakaretten ceza soruşturmaları, bazı büyük medya grubu sahiplerinin iş menfaatlerine yönelik misillemeler, cezalar ve internet engellemeleri yoluyla medya şirketlerine baskı uyguladı. Hükümeti eleştirinin anında misilleme göreceği yönündeki hakim korku nedeniyle otosansür yaygınlaştı. Fethullah Gülen hareketiyle ilişkili birçok medya organı, dijital yayın platformlarından çıkartıldılar ve beş yayın organı hükümet tarafından atanan kayyumların kontrolüne geçti.”
Hukukun uygulanmasındaki tutarsızlıklar…

Hukukun uygulanmasındaki tutarsızlıkların sürdüğü ve terörle mücadele yasalarının genişletildiğine de dikkat çekildi.
Hükümetin, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının merkezindeki Rıza Sarraf ile rüşvet bağlantısı olduğu ileri sürülen dört eski bakan hakkında soruşturma başlatan altı yargıç ve bir savcı hakkında da iddianame hazırlandığı da hatırlatıldı.
‘Hükümet, sivilleri yeterince koruyamadı’

Raporda Türkiye’den duyulan rahatsızlığa dair diğer nedense PKK’ya karşı yürütülen operasyonlarda hükümetin, sivilleri yeterince koruyamadığıydı. Ülkenin güneydoğusunda yaşanan ablukalarla ilgili olarak şöyle dendi: “Birçok bölgede uygulanan ve insanları günlerce evde kalmaya zorlayan sınırlı sokağa çıkma yasakları, gayrı insani şartlar oluşmasına neden oldu ve genelde bir haftayı geçen sürelerde binlerce kişiyi gıda, barınma ve sağlık hizmetlerinden mahrum bıraktı.”
Raporun açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demokrasi ve İnsan Haklarından Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Tom Malinowski, Türkiye içinde bulunduğu durum için şöyle dedi: “Sözcükler ciddi endişeyi gösteriyor.”