Öyle bir noktadayız ki, Güneydoğu’da PKK ile mücadeleden başımızı kaldırdığımız anda Halep’i kaybettiğimiz gerçeği ile yüzleşebiliriz. “Azez’e yürünür mü” diye düşünülürken, muhaliflerin hayat damarı kesilmek üzere. Bu da Rusya’nın hegemonize ettiği, İran’ın himaye ettiği bir bölge dinamiğine gözümüzü açmak ve içe kapanmak demek.
Büyük risklerin ve tehditlerin var olduğu bir döneme giriyoruz.
İçteki sistem dönüşümünü gerçekleştirmemiz eskisinden çok daha büyük bir bekâ meselesine evrilmiş durumda. Bunu yaparken Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerle ittifak alanlarımızı güçlendirmek, İsrail ve Mısır’ın konumlanışını da dikkatle takip etmek zorundayız.
Ancak kamuoyu da bu zorlu dönüşüme hazırlanmak zorunda. Halep-Türkiye bağlantı hattının koptuğu gün Arınç’ın şımarıklıklarını tartışan bir vasatla bu yol yürünemez.
Teyakkuzda olmalıyız, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.