Gazetelerde o kadar çok tank fotoğrafı var ki, kanıksadık. Bu tanklar hudutta veya hudut ötesindeki askeri harekâtla dış düşmanı perişan etmek için orada değiller; ‘iç güvenlik hizmeti’ için kışlalarından çıkarıldılar.
Tankların, motorize topların veya sair zırhlı savaş araçlarının iç güvenlik hizmetlerinde kullanılmasını engelleyen bir kanun veya yönetmelik yok galiba, tam bilmiyorum.
Kanuni cebir kullanmak devletin şiarıdır. Devletle sivil toplum arasında güç dengesi yoktur. Devlet ezici bir üstünlüğe sahiptir; vergi toplar ve harcar. Silahlı organize örgüt (yani ordu) devletin varlık alâmetlerinden ilkidir. Kural koyar. Açık ara dengesizliği sivil toplum lehine yumuşatan yegâne unsur ‘hukuk devleti’ prensibidir.
Durum şöyle kısaca: Bizde hukuk devleti yok; esnaf ağzıyla, “Vardı ama kalmadı, onun yerine tank verelim, kanun devleti verelim; abimizin ayağı alışsın!”