Umur Talu: Sevsinler böyle ihtilalleri, öyle devrimleri, şöyle medya etiklerini!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

ABD Başkan Yardımcısı geliyor…

Hani dünyanın her köşesinde darbeleri, cuntaları, faşizanları, katliamları, işgalleri, ırkçılıkları kotarmış yakın tarihin mirasçısı; hani “siviller”in ölümünden sorumlu olmaya devam eden “örnek sivil haklar” devletinin İki Numara’sı.

Yine de bir “burjuva demokratik” gelenekle, senin “İhtilal” iktidarına; “demokratik devrim” burjuvazine, “etik şahikası” medyana…

Baskı sonucu kovulan gazetecileri; haber yüzünden casus diye içeri atılan gazetecileri; herkesin benimsemediği bir dil olsa dahi, sadece yazı ve sözle eleştiri yapıp “barış” diyen ve devlet-millet linçine, “oluk oluk kan” tehdidine, her gün hakaret ve cezalandırma ameliyelerine maruz kalan akademisyenlerin ifade özgürlüğünü filan hatırlatıyor.

Bütün o gurur-kibir efendileri ise…

Ne iktidar olarak, ne sermaye olarak, ne medya aristokrasisi filan olarak bundan utanıyor…

Utanmaktan vazgeçtim; şöyle ağız tadıyla öfkelenemiyorlar bile!

Kendi toprağını açmışsın adamın atom bombalarına, savaş uçaklarına, hotzotlarına; dibine kadar dinlemiş, kaydetmişler devlet politikanı da “şahsi” hayatları da…

Zaten neden nasıl samimiyetle utanacak, neye nasıl içten öfkeleneceksin?

Sevsinler böyle ihtilalleri, öyle devrimleri, şöyle medya etiklerini!

Umut Talu’nun yazısı