Vurulmadan bir gün önce Elçi: Öleceksem Dört Ayaklı Minare'nin altında öleyim

 

Diyarbakır Barosu avukatlarından Nahit Eren, eski baro başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmeden bir gün önce, “Öleceksem Dört Ayaklı Minare’nin altında öleyim” dediğini açıkladı.

Diyarbakır Barosu’nca yayımlanan ‘Baro Bülteni’ dergisi, Tahir Elçi için özel bir sayı hazırladı. Özel sayda Elçi’nin yaşamı, yaptığı çalışmalar ve yakın arkadaşlarının kendisiyle ilgili yazılarına yer verildi. Elçi’nin ölmeden önce yaptığı basın açıklamasının da bulunduğu bültende avukat Nahit Eren, ölümünden bir gün önce Elçi’yle aralarında geçen konuşmayı yazdı.

‘Tarihi eserler için gidiyoruz’

tahir elci 7

Elçi’nin Dört Ayaklı Minare’yle ilgili basın açıklamasına kendilerini heyecan içinde davet ettiğini belirten Eren, şunları anlattı: “Toplantı için baroya gitmiştik. Açık kapısından bizi fark etmiş ve odasına davet etmişti. Büyük bir heyecanla yapılacak basın açıklamasından bahsetmiş ve katılma davetinde bulunmuştu. Söyledikleriyle yetinmeyip aniden ayağa kalkmış, cep telefonundaki Dört Ayaklı Minare fotoğraflarını bize göstererek, ‘Adeta gözdağı verircesine minarenin topuklarına sıkmışlar. Bugün topuklarına kurşun sıkanlar, yarın tamamına ne yapmaz ki?’ dedi. Ben sabah ilçede olacağımı ve katılamayacağımı söyledim. Bu esnada kendisine yer ve zaman itibariyle açıklamanın sıkıntılı olabileceğini söylemiştim. Ani bir tepkiyle bana dönerek, ‘Neden öyle düşünüyorsun? Tarihi eserler için gidiyoruz. Ne olabilir ki?’ diye sordu.”

‘Öleceksem Dört Ayaklı Minare’nin altında öleyim’

tahir elci

Elçi’yi olası tehlikelere ilişkin uyardığını kaydeden Eren, şöyle devam etti: “Ben de ‘Başkanım Sur’un durumu malum. Gideceğiniz sokağın ilerisinde hendeklerin olduğunu biliyorsunuz. Her an çatışma ihtimali olan yerlerden biri ve çatışma anında istenmedik sonuçlar, ölümler gelişebilir’ dedim. Gülümseyerek, ‘Daha ne olsun ki; zaten her gün ölüyoruz. Öleceksem Dört Ayaklı Minare’nin altında öleyim’ deyivermişti. Tahir Elçi bunun sonuçlarını göze alarak o gün oradaydı.”

‘Hanefi Avcı’nın işkencesinde direnci kırılmamıştı’

Baro Bülteni’nin özel dergisinde, Demokrat Yargı Derneği Eş Başkanı Orhan Gazi Ertekin ise Elçi’nin işkencelerle dolu geçmişini hatırlattı. Ertekin, yazısında şunları kaydetti: “Üniversitede devletin baskılarına karşı yapılan protesto eylemlerine katılmış ve Hanefi Avcı tarafından sorgulanmıştı. Avcı’nın ‘Simon bir günde konuştu, sen hala konuşmuyorsun’ diyerek nasıl öfkelendiğini anlatmıştı. Avcı’nın işkencede kullanmadığı yöntem kalmamış ama Tahir’in direnci kırılmamıştı. Defalarca tehdit aldı. Ama işini yapmaya devam etti.”

‘İşkencede çoraplarını bana vermişti’

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ise Tahir Elçi’yle 1993’te birlikte gözaltına alındıklarında aralarında geçen bir anıyı anlattı.

Beştaş, ‘dostum’ dediği Elçi için şunları yazdı: “16 avukat JİTEM sorgu merkezine alındı. Tahir JİTEM mensuplarınca alınmıştı. AİHM’e göndereceği dosyalar suçun delilleriydi. Ben de mahkemeden alınıp JİTEM sorgu merkezinde karanlık bir hücreye kapatılmıştım. Getirilirken onu sesinden tanıdım. Aralık ayının soğuk günleriydi. Ben hücrede, kendisi koridorda sürekli gözleri bağlanmış şekilde tutuluyordu. Bir tazyikli soğuk su işkence seansından sonra beni hücreye attılar. Çok üşüdüğümü sesimden anladı. Fırsatını yakaladığında üç çorap giydiğini, birini vermek istediğini söyledi. Riski göze alarak bekçiden çorabı bana vermesini istedi. Bir gün sonra çorap gelmişti, sıcacıktı. 25 günlük cehennemde unutamayacağım duygulardan birini yaşadım. Tahir Elçi benim için bir dost, zemheride ayağı sıcak tutan çorap, işkencede sesini duyduğum, sesimi dinleyen bir dinleyiciydi.”

Ersan Şen ve TBB üyelerine tepki

Baro Bülteni editörü avukat Erhan Ürküt ise derginin ilk sayfasında Ceza Hukuk Profesörü Ersan Şen ve Türkiye Barolar Birliği üyelerini eleştirdi. Olay günü saat 10.00’da Dört Ayaklı Minare’nin altında olduklarını belirten Ürküt, “Aynı gün saat 13.00’te, baromuz tarafından Prof. Dr. Ersan Şen’in katılımıyla düzenlenecek konferans nedeniyle basın açıklamasının tam saat 10.00’da olmasına özen gösterilmişti. Ne yazık ki başkanımızın katledilmesini duyan Ersan Şen kaçmıştı. Kendisini kınıyoruz. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyelerinin de, cenaze töreni için geldikleri uçaktan inmeyerek, aynı uçakla kaçıp gittiklerini de ifade etmek isteriz” diye yazdı.