Özetle, İran İslam Devrimi ardından bölgede yaşananlar ve Suudi-İran gerilimi ne sadece mezheple ne de sadece iki ülke arasındaki bölgesel rekabetle anlaşılamaz. Olsa olsa, bu yolla bazı gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılır.
Yerimiz dar, uzatmayalım; o zamandan bu zamana pek çok gelişme yaşandı ve iş geldi Suriye’de rejim değiştirme adına çıkan çatışma ve savaşa vardı. Bu kez, İran ve Suudiler, kendi müttefikleri ile hep birlikte Suriye’de vekâlet savaşının tarafları oldular, acı sonuç ortada.
Sonuçta, Suriye’de taraflar yenişemedi, dahası daha genel planda başta ABD, Batı dünyası İran’ı dışlamak yerine yeni bir yakınlaşma siyasetinde karar kıldılar ve nihayet Suriye üzerinde “uzlaşı siyaseti” öne çıkmaya başladı. İşte Suudi Arabistan’ın, tahammül edemediği ve sonunda tepki verdiği bu gelişmedir.