Sabah saat altıda Kerbela’dan kuzeydeki sıcak bölgelere doğru yola çıktık. Yolda kahvaltı için mola verdik. Lokanta tıklım tıklım. Sabahın köründe kahvaltı menüsü tek: Bol soğanlı kebap. Çaylar ise avludaki sebilden! Ali Ekber Tugayı bu yolculukta bize zırhlı araç ve koruma tahsis etti. Mihmandarım Tel Aferli Ali Buba el Musavi. Elektrik mühendisi ama işsiz. 4 yaşındayken orduda görevli olan babası Dava Partisi’ne katıldığı gerekçesiyle öldürülmüş.
Ali Buba, Musul’un düşüşünden sonra IŞİD’e karşı dönemin Başbakanı Nuri el Maliki’nin talimatıyla oluşturulan özel birlik El Fırka el Dehebiye’nin muhaberat biriminde çalışmış. İbadi başbakan olunca birlik dağıtılmış. “Benim birimimin adı ‘Birleşik İstihbarat ve Tahkikat’ idi. Komutanımız Fadıl Pervari çok esaslı bir komandoydu. Sünni Kürt. Barzani çok para teklif edip Erbil’e çağırdı ama ‘Ben Kürt’üm ama Iraklıyım, Irak’a hizmet edeceğim’ diyerek reddetti” dedi.
Tarihi kent Tıkrit yerle bir olmuş…
Şoförümüz Ahmet Da’mi, Haşd el Şaabi’de savaşçı. Tikrit’te altı çatışmaya girmiş, sekiz yerinden yaralanmış. Kerbela TV’ye bağlı olarak savaş haberciliği yapan İlam el Harbi ajansında kameraman olan Ali Abdülamir el Tay da bize eşlik ediyor. Ali Abdülamir “Irak çok badire atlattı, IŞİD belasından da kurtulacak. Bugün bütün dünya için savaşıyoruz, bütün dünyanın teröristleri burada. Bunun için bize yardım etmeleri gerekiyor ama verdikleri her şey parayla” dedi.