Şüphe yok Kürt hareketi koşulları zorluyor. Önceki gün parlamentodaki görüntü, açıklamalar, HDP’liler tarafından hendekleri kazanların halk olduğunun, şiddetin ancak devlet örgüt taleplerini karşılarsa biteceğinin söylenmesi, en hafif tabiriyle HDP’nin siyasetin erdeminden uzaklaşmasının ve diyalog imkanlarını kapatmayı tercih etmesinin göstergesiydi.
HDP, Kandil’in sıradan bir sözcüsü olmaya doğru ilerliyor.
İçerik olarak baktığımızda ise sözcülüğü yaptıkları strateji ise yöntem olarak şiddetin savunulması, Suriye-Türkiye hattının Kürt sorununun çözüm alanı olarak ilan edilmesinden oluşuyor.
Zorluk ortada…
Ancak buna rağmen iş ve sorumluluk devlete düşüyor.
Kürt sorununu yeniden tanımlamak, sorunun çözüm pistlerini tekrar ele almak, silah bıraktırma politikalarının ötesine geçmek, adem-i merkeziyetçi çözümlere ilerleme cesaretini göstermek…
Bunları Erdoğan isterse, rahatlıkla gerçekleştirebilir.