Türkiye’nin son hamlesini, doğru okumak gerekiyor. Bunu, “Türkiye Musul’u unutmadı; Kerkük petrollerinde gözü var” gibi sığ ve yarım yamalak tarih bilgisiyle bakarak, görmemek gerekiyor.
Ankara’nın şu sıradaki ‘Musul pozisyonu’nun doğru değerlendirmesi, ‘ideolojik dürtüler’ ile ‘realpolitik dinamikler’ üzerinden yapılacak okumayla olur.
Konunun bir yanı, Irak ve Suriye’deki gelişmelerden sonra, “Birinci Dünya Savaşı sonrası bölgesel düzen”in sona ermesi üzerine, Ortadoğu’nun “yeniden paylaşımı”yla ilgili.
Diğeri ise, bununla yakından ilişkili biçimde “Kürtler”le ilgili. Özellikle, Türkiye’dekilerin bir parçası görüntüsü veren Suriye Kürtlerinin “statüsü” ile.
Bu ‘denklem’de Washington’un yeri neresi? Tahran ve Moskova’nın, Türkiye’nin “Musul” hamlesine karşı tavırları ne olacak?
Washington, ‘Irak-Suriye denklemi’nin ‘değişken’ unsuru. Tahran ve Moskova, ‘denkleme dahil’ diğer tüm unsurlar gibi, hem onu etkilemek, hem ondan etkilenmek durumundalar.