Henüz yazılmayan, ama kulaktan kulağa anlatılan bir Erdoğan Demirören de var. Misal, Milliyet çalışanlarının listesini MİT’e göndermek ve “sakıncalı gazetecileri” MİT’ten öğrenip işten atma projesini paylaşan bir medya patronu karşısındayız!
… Yanlış anlamayın, Başbakan’ın emirleri ağlatmıyor Demirören’i. Zaten o emirlere uyup diğer işlerini büyütmek için aldığı anlaşılıyor Milliyet’i, o emirlere “başüstüne” diyerek gazetesinde insan ve haber kıyımı yaptığı…
Hayır Başbakan ağlatmıyor Demirören’i. İnsanların, aslında kendileri olmayan, giyindikleri kişilikleri topluma nasıl tasladıklarını, oynadıklarını da gösteren o konuşmada birlikte küfrediyorlar gazeteciliğe, “haber yapan hainleri” birlikte lanetliyorlar.
Başbakan değil, doymayan iştahı ağlatıyor Demirören’i. O iştahla işte, gözyaşından da bir yudum yuvarlıyor. Sadakatini gözyaşı yontarak da sunuyor iktidar semalarına.