Bir terör örgütünü silâh bırakmaya ikna etmek için, her şeyden önce hem örgütü hem de tabanı samimiyetinize inandırmalısınız. Peki, müzakereleri yürüten, başını çeken AK Partililer’de samimiyet mi kaldı? Medyası da, siyasetçisi de aynı: “Dün dündür, bugün bugün.”
*Abdülkadir Selvi: “Öcalan bu süreçte çok sorumluluk bilinciyle hareket ediyor. Çözüm sürecinin ilerleyen aşamalarında Öcalan’ın konumunu Türkiye artık tartışmalı.”
*Mehmet Metiner: “Öcalan Türkiye’nin demokrasisine katkı sağlıyor. Öcalan sağlam durdu.”
*Yalçın Akdoğan: “Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti var. Demirtaş saldırgan. Onun gibi olması için 40 fırın ekmek yemesi gerekiyor.”
*Yiğit Bulut: “Öcalan Türkiye’nin önünü açıyor.”
*Nihal Karaca Bengisu: “Bebek katili denilen bu kişi çıktı Nevruz’da gerçekten kapsayıcı, insanlara geleceği gösteren, helâlleşme yolu açan bir konuşma yaptı.”
*Beşir Atalay: “Beğenseniz de, beğenmeseniz de, Kürtler’in lideri Öcalan’dır. Öcalan, süreçte önemli bir rol oynuyor ve onunla müzakere etmek gerekiyor.”
*Yasin Aktay: “Öcalan geleceği iyi okuyor.”
*Emre Aköz: “PKK bir terör örgütü değildir. Öcalan barış anlaşması yapılacak makul bir politikacıdır.”
*Mehmet Barlas: “Öcalan zamanın ruhunu yakalamıştır.”
*Hilal Kaplan: “Öcalan ölmeyi değil, yaşatmayı seçti.”
*Sadullah Ergin: “Öcalan, Türkiye’nin ve bölgenin reel politiğini daha iyi değerlendiriyor.”
Türk uçakları Kuzey Irak’taki PKK’nın konuşlandığı bölgeleri bombalarken, acaba yukarıda sıraladığım isimler söylem değiştirecek mi? Yoksa her şeye rağmen, Öcalan’ı ve barış sürecini savunmaya devam mı edecekler?