Ümit Kıvanç: 'Ben ağlarken sen gülüyorsan kardeş değiliz'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

“Ben ağlarken sen gülüyorsan kardeş değiliz.”

Otuz iki insan bombayla paramparça edildiğinde gerçekte üzülmeyen bile üzülmüş gibi yapar, akıl ve ruh sağlığı azıcık yerinde olan bir toplumda. “Oh olsun” diyemez kimse. Diyen ayıplanır. İçten içe sevinen bile kendi mahallesinden biri “oh olsun” demeye kalksa engel olur. Asgarî insanlık icabıdır. Ötekini boğazlamayı buyuran dinler bile böyle şeyler telkin eder.

Ama bizde Allah’a şükür böyle mecburiyetler yok. (Polisin öldürdüğü çocuğun annesi alnı secdeye değen lider tarafından miting kalabalığına yuhalatıldığında, son insanî-ahlâkî bariyer de kaldırılmış, ‘yol verilmiş’ oldu.)

Şu memlekette barış yüzü görebileceksek buraya gidişte en hayatî rollerden birini oynayacağı şimdiden belli olan insana -Selahattin Demirtaş’a- utanmadan, sıkılmadan, insanın en rezil yönlerini ortaya dökerek, üstelik kendi üstüne sıçramış pisliği başkasına bulaştırmaya çabalayarak, böylece kendisine konacak patolojik teşhisleri bir de ‘yansıtma’ davranışı ile zenginleştirerek, ‘katil’ yaftası yapıştırmaya kalkmak; bunu, doğru olmadığını, gündelik siyasî çıkar için yapıldığını, yalanlığını bile bile, yaratacağı çok kötü sonuçları umursamadan yapmak, -gerçi daha önce de hiç görmedik değil ama- düşülecek seviyenin haddi hududu da olmadığını gösteriyor.

Ümit Kıvanç’ın yazısı