Ankara hâlâ Suriye iç savaşına gereğinden fazla dâhil oluyor.
İşte Davutoğlu’nu gerçekten üzülmüş, alt üst olmuş bir ifadeyle saldırıyı kınarken dahi Türkiye’nin IŞİD ile ilgisi olmadığı savunmasını vermesi, kendisini bu suçlamayı reddetmek zorunda hissetmesine neden olan resim budur.
Üstelik Ankara’da hâlâ IŞİD’i Suriye ve Irak’taki diğer cihatçı –bunu deyince de alınıyorlar, mücahit- gruplardan ayrı tutmak suretiyle diğerlerini makbul göstermeye çalışanlar var. Efendim silahlar, yardımlar IŞİD’e gitmemiş de Türkmen mücahitlere gitmiş, Ahrar eş-Şam’a gitmiş, adlarını yarın kendilerinin bile hatırlayamayacağı uyduruk örgütlere gitmiş.
Bu sözleri sarf edenler bilmeli ki ne içeride, ne dışarıda, kendisini ciddiye alan hiç kimse bu sözleri ciddiye almıyor, inandırıcı bulmuyor.
…Yapılması gereken, komşudaki iç savaşı Türkiye’ye taşıyan mevcut Suriye politikasının derhal terk edilmesi, dış politikanın “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine göre güncellenmesi olmalı.