Şüphelilerden biri IŞİD bağlantılı, diğeri 20 gün önce polisin elindeymiş

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde en az 32 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırının faili hakkında resmi bir açıklama olmamasına rağmen iki şüphelinin adı ortaya atıldı. Bu isimlerden birinin IŞİD bağlantılı olabileceği, diğerinin ise 20 gün önce polisin elinde olduğu belirlendi.

canli bombalar

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Kimliği teşhis edilemeyen şahıs tarafından canlı bomba olmak suretiyle bu katliam gerçekleştiriliyor. Şahsın tespiti konusunda ciddi mesafe alındı” açıklamalarına rağmen canlı bombanın kimliği konusunda henüz net bir açıklama yapılmadı.

Ne var ki henüz teyit edilmese de olay yerinde bulunan kimlikler ve görgün tanıklarının ifadelerine dayanarak 18 yaşında olduğu belirtilen Ö.Y. adlı genç kız ile 20 yaşındaki Ş.A.A.’nın canlı bomba olabileceği ileri sürülmüştü.

Bunun üzerine Radikal’den İdris Emen’e konuşan Ş.A.A.’nın annesi, oğlunun kısa bir süre önce ağabeyiyle birlikte yurtdışına gittiğini söyleyip “IŞİD’e gidip gitmediklerini bilmiyorum. İkisi de çok iyi çocuklardır. Kimseye zarar vermezler” dedi.

Diyarbakır bombacısının gittiği çay ocağında çalışıyorlardı

Ancak yine Emen’in haberine göre Adıyamanlı Ş.A.A’nın, ağabeyi Y.E.A ile birlikte Adıyaman’da ‘ İslam Çay Ocağı‘ adında bir kafede çalıştığı ortaya çıktı. IŞİD sempatizanlarının gittiği çay ocağı ailelerin şikayeti üzerine kapatılınca, iki kardeş altı ay önce Suriye’nin yolunu tuttu.

Diyarbakır’daki HDP mitinge bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder’in de Suriye ’ye gitmeden önce bu çay ocağına sık sık gittiği ortaya çıkmıştı.

Ö.Y. 20 gün önce polisin elindeymiş

birgun 2

 

Öte yandan BirGün gazetesinden Barış İnce de Ö.Y. adlı şüpheliyle ilgili çarpıcı bilgilere ulaştı. İnce’nin haberine göre Ö.Y., polis tarafından 10 Haziran’da Adana’daki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırıldı. Burada 20 gün kalan Ö.Y.’nin üç hafta önce de “Suç işleyebilir” raporuyla polise teslim edildiği belirtildi.

Haberde Ö.Y. hakkındaki tüm iddialara rağmen herhangi bir açıklama yapmayan hükümet yetkililerine seslenilerek, “Eğer Ö.Y. hastaneden çıktıktan sonra tutuklanıp hastaneye gönderildi mi? Eğer cezaevindeyse nerede ve neden canlı bomba olarak adı geçiyor? Cezaevinde değilse kim hangi nedenle kendisini saldı?” diye soruldu.