17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının kilit ismi Rıza Sarraf, İran’da devleti 2.8 milyar dolar dolandırmaktan tutuklu bulunan ve kendisinin ‘reisi’ olarak bilinen Babek Zencani’yle ticari ilişkisini ortaya seren Gümrük ve Ticaret Bakanlığı raporunu inkar edip, raporun yazarı başmüfettişi de adeta ‘tehdit’ etti.
Başmüfettişe ‘sardı’

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin 11 ay önce tamamladığı rapor, Sarraf’ın Zencani ile hem altın hem de nakit transferi yoluyla ticari ilişkisi olduğunu kanıtlamakla birlikte, Sarraf’ın ticari ilişkilerinde kara para aklama, vergi dışı ticaret gibi şüpheli hareketler olduğuna işaret ediyordu.
11 ay önce dönemin bakanı Hayati Yazıcı’nın emriyle hazırlanmış raporun, bakanlık raflarında bekletildiği ortaya çıkmıştı.
Hürriyet’te yer alan habere göre, Sarraf, raporun yazarı Başmüfettiş Mehmet Eryılmaz’ı yasadışı ilişkiler kurmakla itham edip, ‘tehditkar’ açıklamalarda bulundu.
Sarraf, Eryılmaz’a ilişkin, “Raporu düzenleyen kişi tamamen kasıtlı olarak uzun zamandır ben ve şirketlerim aleyhinde sözde incelemeler yapıp hizmet ettiği yasadışı odaklara bağlılığını sergilemeye çabalamaktadır. Nitekim bu kişiyle ilgili yasal müracaatlarımızı yapmış bulunmaktayız. Soruşturmalar sırasında hazırladığı raporların gerçek dışı olduğu resmi verilerle ispat edilecektir. Bizim tüm ticari faaliyetlerimiz devlet kurumlarının denetimine açıktır ve bu konuda en ufak bir endişemiz bile bulunmamaktadır” dedi.
Yalının yüksekliği aynıymış
İstanbul Boğazı’ndaki tarihi yalısına koruma altında olmasına rağmen kaçak kat çıkarak asansör yaptıran Sarraf, konuya ilişkin hayli ilginç bir savunma yaparak, ‘Yüksekliği değişmedi’ dedi.
İkinci derece tarihi eser olduğu için çivi bile çakılması yasak olan tarihi yalıda kat sayısını değiştirip dışarıdan da görünür bir asansör yapan Sarraf, düzenlemelerin ‘sadece restorasyon’ olduğunu öne sürdü.
Sarraf, “Eski hali ile yeni halinin resimlerine bakıldığında çıplak gözle bile görülmektedir ki binanın orijinal yüksekliği kesinlikle değiştirilmedi ve aslına sadık kalınarak sadece restore edildi” açıklamasını yaptı.
Öte yandan Sarraf’ın sadece restorasyon olduğunu öne sürdüğü düzenlemeler yasal mevzuata ve koruma kurulunun izin verdiği aslına uygun tadilatın sınırlarının bir hayli dışında. Çünkü Boğaziçi İmar Kanunu bu tür koruma altındaki tescilli binaların dış görünümünde hiçbir değişikliğe izin vermiyor.