'Aklı yok fikri var' muhteremin Cem Yılmaz tehditi, dindarlaşan devlet manifestosudur

BERXWEDAN YARUK*

Yeni Akit gazetesinin yazarlarından Serdar Arseven “Cem Yılmaz’a gülen Müslümanlar” başlığıyla bir ‘yazı’ kaleme aldı. Zat-ı ‘muhterem‘ yazısında çokça ifadeyi tırnak içinde kinayelediği ve tehdit rengine kattığı için ben de münasip yerlere tırnağı geçireceğim izninizle.

Serdar Arseven’i Başbakan’ın özel uçağıyla seyahatlerinden ve “X’i öldürecekler, Y’ye suikast hazırlığı var” soslu yazılarından hatırlarsınız. “Sen mi çıkardın krokiyi muhterem” diyecek oluyordu insan, öyle ‘derin’ bilgiler.

Serdar Beyi Deniz Feneri hırsızlığı akabinde “Önyargılıyım… İtham Müslüman’a yönelikse ‘iftira’ derim, kâfire yönelikse ‘doğru’ derim” savunmasından da biliriz, Aziz Nesin’e “Aziz denilen dalga” hakaretinden de.

Çocuğa cinsel istismarla yargılanan Hüseyin Üzmez’i canlı yayında bağrına basmasını da unutmayız, Ermeni ve Yahudi soykırımından bahsedenlere “Sorosçu çocukları” yakıştırmasını yapmasını da.

Defne Joy’un ölümü akabinde “Onu kucakta zıplatılırken görmüştüm bir kez… Birkaç kez de magazin sayfalarında takılmıştı gözüme” diyerek Fatiha okumuş bir mümin, “Tayyip Erdoğan’ı sırtından atan at, İsrail tarafından kızılötesi ışınlar yardımıyla huysuzlaştırıldı” zekasında bir ‘düşünürdür’.

Serdar Bey’in icraatlarını anımsatmayı ‘buzdağının görünen kısmı’ klişesiyle sonlandırıp Cem Yılmaz’ı hedef alır görünen ama tüm sanatçılara aba altından ‘Müslüman hassasiyeti’ gösteren yazısındaki tırnaklara dönelim.

‘Devir değişti beyler konum belirleyin’

“Milyonlarca memleket evladının izlediği Cem Yılmaz, “gittikçe” dindarlaşan bir toplumun asla “müsamaha” ile bakamayacağı, tepkisizlikle karşılamayacağı ifadeler kullanıyor” diyor. ‘Gittikçe’ dindarlaşan ifadesiyle “Devir değişti beyler konum belirleyin” mesajı veren Arseven, asla ‘müsamaha’ ile bakılamayacağı vurgusuyla da net şekilde ‘müdahale’ çağrısı yapıyor.

“Dindarlaşan Türkiye”de bu ne “hoşgörü!” cümlesiyle ‘hoşgörünün’ kavramsal kemiklerini sızlatan muhterem belli ki her gün bir sanatçının yerinden edilmesinden, saray soytarısı olamayacak zatların “İnşallah” dedikten sonra kültür akademileri başına geçmesinden, Ramazanda dondurma yiyen çocuğun dövülüp, senaryosuna ‘ıstırırım,yalarım’ sosu dökmemiş yazarların ülkeden çekip gitmek zorunda kalışından tatmin olmamış. Daha sert ‘icraat’ ile koşulsuz ‘itaat’ diliyor.

“Biz ve siz” var artık

“Cem’i izlemeyin talep olmasın” demiyor çünkü resim daha büyük, ‘cephe‘ diyor yazıda, ‘tepki‘ diyor, ‘ne bu müsamaha‘ diyor. Yetinmiyor ama ordan eşcinsel yürüyüşüne dem vuruyor. Cepheden kastı bu zaten. “Biz ve siz” var artık ve “biz” dediği devlet, “siz” ise “halk ve sanatçıları”. Öyle direnişçi, eylemci, çok duyarlı ve riskler almış bir sanatçı olmana hacet yok ha yanlış anlaşılmasın.

“İçki içiyor musun?
Eşcinsel hakkı gözetiyor musun?
Halkların uğradığı katliam-soykırımlardan bahsediyor musun?
Nikahsız öpüşüyor sevişiyor musun?
Evin 1+1 mi? (Bu evlerin aile değil fuhuş için kullanıldığı görüşünde)”

Bunlardan en az birine ‘evet‘ diyorsan, tebrikler sen karşı cephedesin ve devlet olarak sana müsamaha etmeyeceğiz. İşinden edilecek, özel hayatın deşifre edilecek, gözaltına alınıp itibarsızlaştırılacak ve soluk alanı bırakılmayarak ülkeden kaçmak zorunda bırakılacaksın ya da teslim olmuşlar kervanına katılacaksın.

‘Büyük balıktan başladık, biraz düşün istersen’ mesajı

Serdar Bey’in şahsi fikriyle beraber çok samimi, dürüst ve şeffaf bir ‘dindarlaşan devlet’ manifestosudur bu. Cem Yılmaz üzerinden yürümesi ise “Büyük balıktan başladık, biraz düşün istersen” mesajıdır.

Cem Yılmaz’ın son şovunda bir replik geçer “Aklı yok fikri var” diye. Hatırladınız konuyu. Bu muhteremlerin iktidara geçmiş bir içgüdü gibi saldırışları da uzun sürmez, ‘söner’ ‘iner’ erkek egemenlikleri. Karşılarında kolektif akıl, kolektif fikir ve üretim var zira.

*Gazeteci