Hâkim sınıf ve onun medyasına diyecek bir sözüm yok. Eşyanın tabiatı gereği öyleler. Taraflarını ve tarihsel çıkarlarının nerede olduğunu biliyorlar.
Peki ya biz, bizim taraftakiler? Ateşi körükleyenler ve ateşten gömleği giyenler. Yani bizimkiler tarafını ve tarihsel çıkarını biliyor mu?
İlk başta andığım videonun sonunda genç çocuk öfkeyle şöyle diyor: “Macron, kötü bir şey yarattın. Cebimize el attın. Cebe el atınca artık ne sol kalır ne sağ ne de komünist. Hiçbiri kalmaz. Bütün Fransızların cebine el atıyorsun. İşte bu yüzden bugün buradayız.”
Ah be çocuk.
Hâlâ demeye çalışıyorsun ki ne sağ var ne komünist.
Toplumsal muhalefetin bu vahim parolası hiç değişmiyor: “Ne sağcıyım ne solcuyum, hiçbir politik görüşüm yok.” İşte tarafını ve tarihsel çıkarını bilmemek tam olarak buna denir. Sen böylesin ama Emmanuel Macron taş gibi neoliberal, Marine Le Pen taş gibi faşist ve öne çıkan cumhurbaşkanı adayı.
Dünya yüzeyinde teriyle kanıyla mücadele veren muhalifler önce hiçbir politik görüşü olmadığını, sonra da hiçbir politik örgüte üye olmadığını söylüyor gururla. Yenilgisinin ana sebebi de tartışmasız budur ne yazık ki. Ordun yok ve ordun olmadığı için bir stratejin de yok doğal olarak. Muhalifler her yerde kendisini kolu kanadı kırık bir mücadeleye mahkûm ediyor.