Yurttaşlık statümüz tebaalığa düşürülürken, eşzamanlı olarak “Cumhurbaşkanımızın foncular tarafından üzülmesine üzülmemiz gerektiği” yönündeki propaganda bize artık fazla geliyor.
Eşzamanlı olarak halkı dolandıranların “vicdanının sesine kulak verip” devasa servetlerinin minik bir kısmını devlete geri ödeyerek hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam etmesi bize ağır geliyor.
Daha ne olabilir diye düşünürken; Türkiye’nin en büyük kamu sigorta ve emeklilik şirketinin, yani Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in emekçilere ait emeklilik birikimini devlet bankalarında tutmak yerine fon piyasasında fonculara kaynak ettiğini, Diyanet’in soykırım mağduru Gazzeliler için yurttaştan topladığı paranın önemli bir kısmını fon piyasasında kaybettiğini öğrenmek bize artık katlanılmaz geliyor. Kamu kurumlarının yurttaşlara bu iddialar karşısında herhangi bir açıklama yapmamasını yurttaşlık bilincimiz kabul etmiyor.
Devlet nerede bitiyor, fon piyasası nerede başlıyor? Biz bu sorunun yanıtını arıyoruz.
Sorduğumuz sorular da öfkemizi anlatmaya yetmiyor.