Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar denir. Ama uzmanların hem dürüst olmak hem de köyden kovulmamak için bazı önerileri var.

İnsanların hatasını ya da eksiğini yakaladığınızda sırf tatsızlık çıkmasın diye susmayı seçmek kolay bir yol. Fakat kalp kırmadan da karşınızdaki kişinin duyması gerekenleri söyleyebilirsiniz.
Journal of Personality and Social Psychology dergisinde 2022’de yayınlanan bir araştırmada insanların ters giden bir şey gördüğünde dile getirip getirmeyeceği test edildi.
Suratına ruj ya da yemek lekesi bulaşmış araştırma asistanları, katılımcılardan bir anket doldurmasını istedi. Ankete katılanların yalnızca yüzde 3’ü lekeyi dile getirdi.
The New York Times’a konuşan Cornell Üniversitesi’nde sosyal psikoloji profesörü Vanessa Bohns, dürüstlüğün zor olduğunu söylüyor: ‘‘İnsanların kalbini kırmaktan çekiniyoruz.’’
Bohns bu meseleyi incelediği kitabında neyin ne zaman söyleneceği konusunda yardımcı olsun diye dört temel soru belirledi.
Tavsiyem ya da eleştirim karşımdakinin işine yarayacak mı?
Bohns’a göre açık sözlülüğünüz karşınızdaki kişiye hakikaten yardımcı olacaksa dürüstlüğün verdiği rahatsızlığa katlanmaya çoğu zaman değer.
‘‘Kendinize şunu sorabilirsiniz: Tam tersi olsaydı başkasının bana söylemesini ister miydim?’’ diyen Bohns şöyle ekliyor: “Bir hatamız varsa ya da başkasını rahatsız ediyorsak genellikle bilmek isteriz.’’
Bir soru daha var: Acı gerçeği saklamanın bedeli olacak mı?
Chicago Üniversitesi Booth İşletme Okulu’nda davranış bilimleri profesörü Emma Levine, insanların gelişime ve değişime kapı aralayabilecek hakikatleri duymaktan memnun olduğunu söylüyor: “Canlarının yanması pahasına duymak istiyorlar.’’
Ya başkası söyleyecek olsaydı?
‘Dürüst olsam mı?’ ikilemini tek hamlede çözecek epey pratik bir yol var.
Bohns, bir eleştiriyi sizin yerinize başkasının yapacağını varsayın diyor: ‘‘Size hiç iş düşmeyecek, üstelik dili dönen biri üstlenecek.’’
Kendinizi denklemden çıkardığınızda karşınızdaki kişinin o eleştiriyi illa duyması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Yanıtınız evetse, ‘‘Demek ki gerçekten söylemeniz gerekiyor’’ diyor Bohns. “Belki de özellikle sizin söylemeniz gerekiyor.’’
Yeri ve zamanı mı?
Levine’e göre olumsuz bir bilgiyi ya da düşünceyi paylaşırken ne zaman söyleyeceğinizi bilmek de mühim.
Eleştirmeden önce karşınızdaki kişiye tavsiyenizi isteyip istemediğini sorabilirsiniz. Levine’e göre yanıt hayırsa, o kişi söyleyeceklerinizi duymaya ve bir şeyleri değiştirmeye hazır olmayabilir.
Tavsiyem dişe dokunur mu?
İki uzman da karşınızdaki kişinin elinden bir şey gelmeyecekse eleştiriyi kendinize saklamanızı öneriyor.
Bohns’a göre illa eleştirecekseniz olabildiğince somut konuşmakta fayda var: ‘‘Karşınızdakine bir plan sunun ya da yol gösterin.”
Dürüstlük hiçbir pratik fayda getirmeyecekse ve birini incitecekse susmakta sakınca yok, diyor Bohns.
Diyelim ki şarkıcı olarak iş arayan bir arkadaşınız şarkı söyledikten sonra sesini nasıl bulduğunuzu sordu. Bohns’a göre bu durumda yapıcı eleştirmek uygun olur.
Fakat arkadaşınız sade keyif için şarkı söylüyorsa, ‘‘Ne kadar berbat olursa olsun sesinin kötü olduğunu söylemek zorunda değilsiniz’’ diyor Bohns.