Bahçeli: Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhalefetin ‘fon vurgunu’nu belediye operasyonlarına karşı ‘rövanşa çevirmek istediğini’ söyledi.

Elderly man in a navy suit and blue tie standing at a podium during a formal assembly event.
Devlet Bahçeli. Fotoğraf: AA

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonu için tasfiye kararı almıştı. O şirketler TERA, PUSULA, HEDEF, ATLAS, A1, PARDUS ve BULLS PORTFÖY. Fonların bazıları temerrüde (borcu ödeyememe durumu) düşmüştü. Yaklaşık 500 bin mağdur yatırımcı parasını alabilmek için çözüm beklerken 8 Ekim’de 43 bin kişinin parasının bankalara transfer edildiği açıklamıştı.

Dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tasfiye edilen fonların geri ödemesinde ana parayı esas aldıklarını; A1, Bulls ve Pardus adlı şirketlerin tasfiyesinin tamamlandığını, geriye dört şirketin kaldığını söylemişti.

‘Yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemeli’

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, fon vurgunu üzerinden muhalefeti hedef aldı:

* Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı, Türkiye her bakımdan gayrihukuki ve gayriahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır. Hiçbir yolsuzluk ve hususuzluk, hukuk önünde koruma görmemelidir.

* Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır. Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru, aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.

* Bununla birlikte dikkatinizi çekmek isteriz ki bu süreçte özellikle muhalefet çevresinde elma ile armut aynı kefede tartılmaya kalkılmakta, kamuyu yanıltmak, yönlendirmek ve tahrik etmek amacıyla organize suç şebekesi hâline gelmiş, kamu mallarına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş belediyelerdeki ahlaksızlıklar grubunun eylemleri milletimizden saklanmaya, üstü örtülmeye çalışılmaktadır.

* Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları karşısında fon rövanşizminin politik antitezi sentezi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmekte.

* Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlak terazisinde adaletin üleştirilmesini ve dağıtılmasını, bunun için de ahlaki standartlaşmanın evvela siyaset kurumunda tesis edilmesini öngörmekteyiz. En nihayetinde ahlak ve adaletin temeli vicdandır. Vicdan, iktidarda adaleti, devlet erkânında liyakati, siyaset kurumunda ise aklı ve ahlakı harekete geçirecektir.

‘Devletimiz çalanı, talan edeni açıklamalı’

* Devletimizin ilgili kurumları olan biteni, çalanı, talan edeni kamuoyuna açıklamalı, doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır. Somutlaşmış mahkeme kararları, netleşmiş, hukuk önünde belirli hâle gelmiş konular milletimizle paylaşılmalı, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.

* Hakkıyla haksızı, doğruyla yanlışı fark etmeyi mümkün kılacak etkili bir iletişim stratejisi ile toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir. Ülkemizin Terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir. Milletçe, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda atılan adımlara, elde edilen kazanımlara ve güçlü gelecek tasavvurlarımıza odaklanılmalıdır.

* Çünkü siyaset, medya ve sosyal medyadaki hedef saptırma girişimlerinin, toplumsal güveni ve kurumlara duyulan inancı zayıflatma çabalarının, umutsuzluğu yaymaya ve Türkiye’nin prangalarıyla baş başa kalmasını sağlamaya yönelik daha geniş bir çerçevenin parçası olduğu anlaşılmaktadır.

* Bu yaklaşımın temel hedeflerinden birisi, söz konusu olayları Türkiye’de kurumsal ve siyasal yapının bütünüyle çürüdüğünün göstergeleri olarak takdim ederek toplumda çaresizlikle birlikte kutuplaşma ve siyasal gerilim yaratmaktır. Nihai aşamada yönetilemeyen kurumları, işlevsizleşen ve toplumsal bütünlüğü zayıflayan bir Türkiye algısı oluşturulmaktadır. Bu alçaklığa müsaade edemeyiz, izin veremeyiz.

‘Türkiye, Suudi Arabistan’ın savunmasına her türlü askeri desteği vermeli’

MHP lideri, Husilerin Suudi Arabistan’a düzenlediği saldırılarla ilgiliyse şunları söyledi:

“Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin, Suudi Arabistan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır.

Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir. Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır.  Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir.”

Cumhurbaşkanı yardımcısı: Fon tasfiyesinde dört şirket kaldı

Fon tasfiyesine ilişkin kanun teklifi Meclis’te

Fon soruşturması: Müzekkere paylaşımlarına soruşturma

Gürlek: 187 milyar liralık haksız fon kazancı tespit edildi