Deyim yerindeyse dün, dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürtler ve Amedspor’un dostları için hayat ve zaman durdu. Tüm gözler, kulaklar Amed’e çevrildi. Sokaklar doldu taştı. Trafik akmadı. Sokak röportajcıları günler öncesinden sahadaydı.
Uzatılan her mikrofona, sanki ortada Süper Lig’in beşinci haftası değil de şampiyonluk maçı varmış gibi yüksek perdeden cevaplar verildi. Kesin maçı Amed alır. Diyarbakır plaka numarasına atfen en çok dilenen sonuç 2-1 oluyordu. Oysa Beşiktaş, Marsilya maçının ardından bu doksan dakikanın favorisi olarak gösteriliyordu.
Bir yandan da günlerdir ırkçı söylemler dolaşıma sokuldu. Neyse ki Çarşı’nın aklı başında insanları dostluk mesajlarıyla geldi maçın oynanacağı şehre.
İnsan ister istemez soruyor:
Ne oluyoruz kardeşim? Alt tarafı Süper Lig’in beşinci haftasındayız.
Amedspor bir değil, on farklı maçta farklı sonuçlar alsa; kazansa, kaybetse, hatta farklı yenilse bile bugün itibarıyla bunun lig tablosunun ötesinde yaratacağı sonuç esas olarak psikolojik, moral ve heyecan düzeyinde kalır.
Daha oynanacak koskoca lig, uzun bir maraton var. Tam da bu noktada Amedspor meselesi tam da burada futbol sahasının sınırlarını aşıyor sanki. Bir futbol takımı, hiç beklenmedik bir biçimde milyonlarca insanın ortak heyecanına dönüştü.