Dikkatimi çekti son günlerde balkondan düşerek ölme hadiseleri çok görülüyor. En son 12 yaşında bir evladımız öldü. Acaba bu gibi diğer olaylar gerçekten kaza sonucu ölüm mü, yoksa kaza süsü verilmesi için kolay bir cinayet uygulaması mı?
Bu noktaya dikkatimin çekilmesi, bu tip olaylarda çoğunlukla aynı mekanda iki kişinin bulunuyor olması. Elbette maksadım her olayda ikinci kişiyi suçlamak değil ama işte akılda fesatlık olunca insan düşünmeden edemiyor. Peki bunları bir kaza olarak düşünsek, her balkon korkuluğu çok mu alçak yapılıyor da vatandaş düşüp duruyor?
Mimar veya mühendis değilim. Bu meslekteki dostlarımın işine karışacak değilim ama Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine baktım. Korkuluklarla ilgili maddesi döşeme kotundan itibaren en az 1.10 metre yüksekliğe kadar korkuluk yapılmasını zorunlu kılmış. Bakıyorum 1.10 metre fena bir yükseklik değil.
Bir de mevcut balkonlara bakıyorum galiba bu yüksekliği bulan korkuluk sayısı bayağı az. Acaba bu kurallara uymama hali mi insanları canından ediyor? Mesela yine bu yönetmeliği göre korkuluk boşlukları 10 cm’den daha geniş olmayacak. Bu da fena değil ama galiba buna da uyulmuyor. Acaba korkuluk yüksekliğini biraz daha artırsak ve bu işin kontrolunu ciddiye alsak bu canları kurtarmaz mıyız? O zaman haklı olarak akla daha çok kasti suçlar gelmez mi?