Kolesterolde hedef: Daha erken yaşta, daha düşük LDL

Damar sağlığını bozan en büyük faktör LDL (kötü kolesterol) yeterince önemsenmiyor.

Kalp ve damar hastalıkları uzmanı Prof. Dr. İlke Sipahi’ye göre Türkiye’de tansiyon, diyabet ve sigara konusunda belli bir farkındalık olsa da kolesterol konusunda hala “Hiçbir şikâyetim yok, demek ki kolesterolüm de sorun değil” düşüncesi yaygın.

Fotoğraf: Pexels

Yüksek LDL’nin en tehlikeli tarafı çoğu zaman hiçbir şey hissettirmemesi. Kolesterol yüksekliği ağrı, nefes darlığı yapmıyor, yatağa düşürmüyor ama damar duvarında yıllarca sessizce birikerek kalp krizi, inme ve ölüme yol açabiliyor.

Kolesterol ve lipit yönetimine ilişkin ABD kılavuzu martta yenilenmişti. Sipahi’yle Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC) ve Amerikan Kalp Derneği’nin (AHA) hazırladığı yeni Dislipidemi Yönetimi Kılavuzu’nun hedeflerini ve Türkiye’ye etkilerini konuştuk.

Bir önceki kılavuz 2018’de yayınlanmıştı. Kılavuzların yıllar içinde değişmesinin sebebi, bilimin de değişmesi. Zaman içinde daha fazla çalışma yapılıyor, daha fazla hasta izleniyor ve yeni veriler ortaya çıkıyor.

Sipahi şöyle konuştu: “Örneğin bugün LDL konusunda elimizdeki kanıtlar, ‘LDL’yi biraz düşürelim’ noktasından çok daha ileride. LDL ne kadar düşük ve ne kadar uzun süre düşük kalırsa, damar sertliğinden korunma o kadar iyi oluyor. Dolayısıyla kılavuzun değişmesi, ‘Eskiden yanlış biliyorlardı’ anlamına gelmiyor. Bilim ilerliyor. Kılavuzlar kutsal kitap değil; bilimsel verilerin belirli bir tarihteki fotoğraflarıdır. Yeni güçlü kanıtlar çıktığında kılavuz da değişir.”

Prof. Dr. İlke Sipahi. Fotoğraf: Diken

LDL dışındaki kan yağları da önemli

Yeni kılavuzun öncekinden en belirgin farkının ne olduğuna gelince… Sipahi’ye göre en önemli fark kolesterol meselesine artık daha bütüncül bakılması. Bilhassa LDL dışı kan yağlarına da önem veriliyor. Mesela Lp(a)’nın en az bir kez ölçülmesi, gerektiğinde ApoB’ye bakılması, trigliseritin daha fazla dikkate alınması öneriliyor. Ayrıca ülkemizde de uygulanan basit bir tomografi işlemi koroner kalsiyum skoru daha fazla önem kazanıyor. Bir başka önemli değişiklikse tedaviye daha erken yaşta başlama fikrinin güçlenmesi. Çünkü damarlarımızdaki plaklanma süreci sadece bugünkü LDL’yle değil, LDL’ye hayat boyunca ne kadar süre maruz kaldığımızla ilişkili.

9-11 yaş arasındaki bütün çocukların taranması öneriliyor

Yeni kılavuz, daha önce taranmamış bütün çocuklarda 9–11 yaşında kolesterol taramasını öneriyor. Ailede erken kalp-damar hastalığı veya ailesel kolesterol yüksekliği varsa daha erken değerlendirme gerekebilir.

Sipahi, “Bunun arkasındaki fikir çok basit. Damar sertliği 50 yaşında başlamıyor. Kalp krizi 50 yaşında oluyor diye hastalık da 50 yaşında başlamıyor. Damarlar yıllarca LDL’ye maruz kalıyor” dedi.

Yeni kılavuz ‘normal’ kabul edilen LDL kolesterol değerini düşürdü mü?

Sipahi tek bir LDL değerinin herkes için normal veya anormal diye değerlendirilemeyeceğini söyledi:

“Yeni kılavuz risk arttıkça hedef LDL’yi daha da aşağı çekiyor. Orta riskte hedef 100 mg/dL’nin altı, yüksek riskte 70 mg/dL’nin altı. Kalp-damar hastalığı olup çok yüksek risk taşıyanlarda ise hedef 55 mg/dL’nin altı.

Yani ‘LDL 100’ün altında, tamamdır’ diye herkese aynı tavsiyede bulunamayız. Bir insanın LDL’si 80 olabilir ve çok yüksek risk taşıyabilir. Başka birinin LDL’si 110 olabilir ve toplam riski çok daha düşük olabilir.”

Daha erken tedavi önemli

Artık yalnızca “LDL şu değeri geçti, ilaç ver” mantığı yok. Hastanın toplam kalp-damar riski değerlendiriliyor. Yeni kılavuz PREVENT adlı risk hesaplama formülünü kullanıyor.

10 yıllık risk yüzde 3–5 arasındaysa ilaç tedavisi düşünülebiliyor. Yüzde 5–10 arasındaysa tedavi daha ciddi biçimde gündeme geliyor. Yüzde 10 ve üzerindeki riskteyse mutlaka lipid düşürücü tedavi öneriliyor ve LDL hedefi 70 mg/dL’nin altına çekiliyor.

Sipahi çok önemli bir noktaya daha dikkat çekti:

“LDL’nin çok yüksek olduğu genç bir insanı 10 yıllık risk hesabıyla rahatlatamazsınız. Çünkü 30 yaşındaki bir insanın önümüzdeki 10 yılda kalp krizi geçirme ihtimali düşük olabilir. Ama LDL’si yıllarca 190’larda kalırsa 30 yıl sonraki damarlarını bugünden etkiliyorsunuz. Dolayısıyla yeni kılavuzun önemli mesajlarından biri de daha erken tedavi.”

İlaçların düzenli kullanılmasının hayati önemi var

Peki ABD’nin kılavuzu Türkiye’ye uyar mı?

Sipahi’ye göre cevap, evet. Doktor, kılavuzun genel yaklaşımını çok doğru buluyor:

“Özellikle artan riske göre düşen LDL hedeflerini ve erken yaşta müdahale önemli. Ben kendi pratiğimde tüm bu önerileri hemen hemen eksiksiz uygulayabiliyorum. Bir de şu gerçeği unutmamak lazım; kılavuzun çok iyi olması yetmez.

Hekimin doğru hastaya doğru ilacı vermesi ve hastanın ilacı düzenli kullanması hayati önem taşıyor. Milyonlarca hasta televizyonda veya sosyal medyada bir şeyler duyup alakalı alakasız ilaçlarını kesmeye kalkabiliyor maalesef.”

Bazı hekimler, şöhret uğruna yanlış bilgi pompalıyor

Kolesterole yalnızca ‘kan tahlilinde çıkan bir sayı’ olarak bakılmaması gerektiğini belirten Sipahi, LDL’nin damarların yıllarca maruz kaldığı ciddi bir yük olduğunu hatırlattı. 35 yaşındaki bir insanın LDL’sini düşürmenin, 55 yaşında kalp krizi geçirdikten sonra tedavi etmekten çok daha değerli olduğunu söyleyen Sipahi, “Kimse ‘Tansiyonum 20 yıl yüksek kalsın, 55 yaşında kalp krizi geçirirsem o zaman tedavi olurum‘ demez. LDL için de aynı mantığı artık kabul etmemiz gerekiyor” dedi.

Bazı hastalar kolesterol düşürücü ilaçlardan (statinler) korkuyor, kaçıyor, gereksiz olduğunu düşünüyor. Statinlerin kalp krizi ve inme riskini azalttığına dair çok güçlü klinik kanıtlar bulunduğunu vurgulayan Sipahi, söyle noktaladı:

“Belki de bu kadar güçlü ve tartışmasız veri seti tıpta kullanılan başka hiçbir ilaç grubu için söz konusu değil. Ama bu demek değildir ki herkes statin almalı. Statinler gerektiğinde kullanılan ilaçlar. Statinden korkmak yerine, statinin kimde gerekli olduğunu doğru belirlemek lazım.

Televizyon ve sosyal medyadan art niyetli olarak yanlış bilgiler pompalanıyor. Burada da maalesef bazı hekimlerin şan-şöhret-maddi çıkar uğruna beyaza siyah demesi söz konusu.”

Araştırma: Çörek otu kolesterol ve kalp hastalığına iyi gelebilir