Olan biten, garabet içinde garabet. Demokratikleşiyoruz. Ama demokratikleşmek için çıkardığımız kanunları halktan yani demostan gizleyerek kanunlaştırmak zorundayız! İmralı, DEM ve Kandil, taslağı hazırladı. Halkın haberi oldu mu? Açıkta tartışıldı, eleştirildi mi? Peki halkın, milletin kendisinin haberi olmadı da vekillerinin haberi oldu mu? İmzalayana kadar, hatta imzalarken bile imzaladıkları şey onlardan gizlendi. Kanunlar çıkana kadar kimseye söylenmez, değil mi? Hikmeti hükûmet budur. Yoksa çatlak sesler çıkar. Kanun tehlikeye girer. Ne yani, bir de halka mı açıklayacağız çıkacak kanunları!
Asıl söylemek istediğim, son haftalarda tekrarlanmaya başlayan yeni bir tema. Bu kanun, af değil sakın, bu kardeşlik kanunu, uzun bir yolun ilk adımıymış.
Önce çok sayın Abdullah Öcalan Bey söyledi. Galiba şöyleydi: Bu, bin kilometrelik bir yolun ilk adımıdır. Sonra yine çok sayın Babacan, Erbakan ve Arıkan’la birlikte dedi ki: “Daha önümüzde uzun bir yol var. Bu uzun yolun belki ilk kilometre taşı diyebiliriz bu yasa teklifi için.” Görüldüğü gibi toplumsal bütünleşme şimdiden gerçekleşmiş görünüyor. Dört lider de kanunun uzun bir yolun ilk adımı veya ilk kilometre taşı olduğunu ifade ediyor.