Şebnem Korur Fincancı: Sağlık barışın turnusolüdür

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türk Tabipleri Birliğinin geçtiğimiz günlerde yayımladığı “Sağlık İçin Barış ve Demokrasi Çalıştayı Kitabı” tam bu noktada önemli bir ölçüt öneriyor: Bir ülkede barışın kurulup kurulmadığını yalnızca silah seslerinin kesilmesinden değil, insanların bedensel, ruhsal ve toplumsal iyilik halinden anlayabiliriz. Barış hastanede, hapishanede, belediyede ve insanların gündelik hayatında karşılık bulmuyorsa henüz toplumsallaşmamış demektir.

Sağlık barışın turnusolüdür. Savaş insanları yerinden eder, yoksulluğu derinleştirir, sağlık hizmetine erişimi zorlaştırır; kuşaklar boyunca aktarılan korku, yas ve güvensizlik yaratır. Kürtçe konuşan bir kadın hastanede yakınmalarını kendi dilinde anlatabilecek mi?

Hasta mahpuslar kelepçeli muayene dayatılmadan tedavi edilecek, cezaevinde kalamayacak durumda olanlar bağımsız hekimlerin değerlendirmesiyle tahliye edilecek mi? Kayyımların kadın danışma merkezleriyle yerel sağlık ve sosyal hizmetlerde yarattığı tahribat giderilecek mi? Bunlar tali sorunlar değil, barışın gündelik hayatta sınanacağı temel başlıklardır.

Çalıştay kitabının altını çizdiği gibi silah bırakılması vazgeçilmezdir; ancak Kürt meselesinin barışçıl çözümü, demokrasiyi kendi başına değer kabul eden kapsamlı bir demokratikleşme programı gerektirir. Temel hak ve özgürlükler silah bırakmanın karşılığında verilecek tavizler değildir. İnsanların kendi dilini kullanması, düşüncesini açıklaması, örgütlenmesi, seçmesi ve seçilmesi herhangi bir pazarlığın ödülü değil, eşit yurttaşlığın gereğidir.

Şebnem Korur Fincancı’nın yazısı