Merkez Bankası, sıkı para politikasının ihracatçılar üzerindeki baskısını azaltmak için yeni bir araç devreye aldı.
Döviz dönüşüm desteği, dezenflasyon programının doğal sonucu olarak TL’de oluşacak reel değerlenmeden olumsuz etkilenen ihracatçıları kısmen de olsa rahatlatmaya yönelik bir adımdı. Merkez Bankası, sıkı para politikasıyla enflasyonu düşürmeye çalışırken, aynı politikanın ihracatçılar üzerinde yarattığı baskıyı hafifletecek yeni bir aracı devreye aldı.
Bu düzenleme aynı zamanda TCMB’nin politika anlayışındaki dönüşümü de gösteriyor.
Programın temel hedefi değişmiş değil. Enflasyonla mücadele yine öncelik olmaya devam ediyor. Ancak benim anladığım kadarıyla, uygulama biçiminde daha pragmatik ve reel sektörün ihtiyaçlarını dikkate alan bir yaklaşım öne çıkıyor.
İlk dönemde daha katı kurallarla yürütülen program, zaman içinde reel sektörden gelen geri bildirimleri dikkate alarak daha esnek hale getiriliyor. Döviz almama şartının kaldırılması bunun somut örneklerinden biri.
Sonuç olarak döviz dönüşüm desteği gerçekten de şapkadan çıkan bir tavşanı andırıyor. Ama bu, bir illüzyon değil; dezenflasyon programının ihracat üzerindeki yan etkilerini sınırlamaya çalışan, hedefi belli ve sınırları çizilmiş bir politika aracı. Başarısı ise tek başına bu teşvike değil, enflasyonla mücadelede elde edilecek kalıcı sonuçlara bağlı olacak.