Hakkında soruşturma başlatılan Özkök: Erdoğan'ı Franco gibi birinin klasmanına sokmam

Gazeteci Ertuğrul Özkök, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Ertuğrul Özkök. Fotoğraf: Arşiv.

Özkök, gazeteci Bahar Feyzan’ın YouTube programında İspanya diktatörü Francisco Franco’nun ölümüyle ülkedeki rejimin değiştiğin belirterek şunları söylemişti:

“Bu dönemler geçecek. Ben İspanya’da bir öğrenci olarak Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya’da rejim değişti ya, öldüğü gece!

Bu tür rejimlerin böyle bu şekilde devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye’de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz zaten.”

İstanbul Başsavcılığı dün (2 Ağustos) Özkök hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla resen soruşturma başlatmıştı.

“15 Temmuz gecesi ‘Bunun karşısında durmalıyız’ dedim”

10Haber’de bugün yayınlanan yazısına Almanya’nın Bayreuth şehrinden yazdığını söyleyerek başlayan Özkök, henüz savcılıktan bir bildirim almadığını belirtti.

’13 kere seçim kazanmış insana Franco der miyim hiç?’ başlıklı yazısında özetle şunları söyledi:

* İspanya’da Franco rejimi ile bugünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan  yönetimini birbirine benzetecek kadar kendimden geçmedim… Kendine ‘muhalif’ diyen en radikal insan da bu benzetmeyi yapamaz. O muhalifler ki, her gün Kemal Kılıçdaroğlu için “13 kere seçim kaybetti” diyorlar.

* O zaman adama sorarlar: “Kardeşim Kılıçdaroğlu 13 kere seçim kaybettiyse bu seçimleri kim kazandı?” Her seferinde bileğinin hakkıyla Erdoğan kazandı. 

* Oysa Franco 30 yıllık iktidarı boyunca bir kez bile seçime girmedi. Şimdi 13 kere seçim kazanmış bir insanı hiç seçim yapmamış, iktidarı silah zoruyla ele geçirmiş bir diktatörle aynı yere nasıl koyabilirsiniz ki… 

* Söylediğim şu: O liderler gidince o yönetim tarzı da biter.  Bunu bugüne kadar belki 30 defa anlattım. İki yönetimi birbiriyle aynı demem için deli olmam lazım. Ama demokratik ve seçimli sistemlerde de bir kişinin karizması etrafında güçlenen yönetimler o kişi seçimi kaybedince veya siyasetten çekilince veya bir gün öldüğünde biter. Nitekim De Gaulle Fransa’sında böyle oldu. Orban Macaristan’ında böyle oldu. 

* Ben Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı seçimle ve demokrasiyle gelmiş liderler klasmanına sokuyorum. Franco gibi birinin klasmanına sokmam 79 yaşıma kadar aldığım eğitime ve kendi dünya görüşüme ters. 

* 15 Temmuz gecesi FETÖ darbesi başladığında sayın Aydın Doğan’a telefon edip “Aydın Bey bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına karşı bir darbe. Biz bunun karşısında durmalıyız” dedim. O da aynı fikirdeydi. O gece onun onayını da alıp CNN Türk televizyonuna çıkıp “Bu bir darbedir ve biz gazeteciler bunu kabul edemeyiz” diye konuşan siyasetçi olmayan sivil bendim. Ertesi sabah Hürriyet’in yıldırım baskılarında da bunu ilk yazan insanım. 

* 13 kere seçim kazanmış bir cumhurbaşkanı konusunda farklı bir şey düşünmem mümkün değil. O gün Bahar Feyzan’a şunu da dedim: Adalet, insan hakları ve düşünce ile medya özgürlüğü konusunda daha yumuşak bir politika izlense Cumhurbaşkanı Erdoğan daha kolay seçilir. Ben bunları dün söylemedim. 1970’li yılların başından beri söylüyorum. 

Uçum’un hedefi Özkök: Elitist faşist

Ertuğrul Özkök’e ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten soruşturma