Ahmet İlhan: Cinler romanı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Fatma Aydemir’in orijinali Almanca kaleme alınan Cinler (Djinns) adlı romanı (çev. Olcay Mağden, İletişim Yayınları, 2026) altı kişiden oluşan gurbetçi bir ailenin kolektif dramını ve bireysel trajedilerini merkeze alan bir kurgu üzerinden şekillenmiş.

Almanya’da doğup büyümüş ancak hem Alman hem Türkiye sosyolojisini çok iyi analiz etmiş bir yazar olarak Fatma Aydemir konvansiyonel koridorlarda yürümeyi reddeden, dilin ve toplumsal hafızanın pürüzsüz yüzeyini kazıyan avangart bir ses olarak konumlandırılabilir. Cinler’i, kanaatimce salt bir melodram ya da entegrasyon anlatısı olarak değil, Max Horkheimer ve Theodor Adorno’nun radikal özgürlük arayışıyla flört eden, Walter Benjamin’in melankolik hafıza teorisini diaspora tecrübesine zerk eden modern bir deha ürünü olarak görmek abartılı bir yaklaşım olmaz.

Yazar, anlatı dilinin içine yerleştirdiği çok katmanlı felsefi labirentler ve öznelerin bilinçaltından fışkıran tekinsiz “cinler” vasıtasıyla, çağdaş Alman edebiyatına sadece yeni bir hikâye değil, sınırları zorlayan yepyeni bir epistemolojik boyut kazandırmış, görünüyor.

Ahmet İlhan’ın yazısı