Avrupa Parlamentosu (AP) hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokratik standartlar gibi kriterlere dikkat çeken Türkiye Raporu’nu kabul etti.

Bugün AP’de yapılan oylamada 371 parlamenter raporu kabul ederken 107 vekilse karşı oy kullandı. 171 parlamaneterse çekimser kaldı.
AP, konuya ilişkin açıklamasında AB’nin genişleme politikasının ivme kazanmasına karşın demokratik reformlara yönelmeyen Türkiye’nin bu fırsatı kaçırdığını savundu.
DW Türkçe’nin aktardığına göre Türkiye Raporu’nda öne çıkanlar şunlar:
*Türkiye’deki demokratik gerileme gerekçe gösterilerek Adalet Bakanı Akın Gürlek ile kayyım atayan ve kayyım atananlara yaptırım uygulanması istendi.
*AKP hükümetinin Avrupa Birliği (AB) üyelik hedefine bağlılığını yineleyen açıklamalarına rağmen, müzakere sürecini engelleyen temel eksiklikleri hala gidermediği bildirildi.
*Türk hükümetine, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlüklerde süregelen eksiklikleri ele alma çağrısı yapıldı.
*Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs gibi AB üyesi devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmeye devam etmesinden derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
*Raporda ayrıca Türkiye’deki politik gelişmelere sınırlı tepki veren kurumlar için Türkiye’de demokratik standartların ve hukukun üstünlüğünün savunulması konusunda daha güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiği çağrısı yapıldı.
AB üyelik müzakereleri 2018’den beri durmuş olsa da Türkiye’nin ‘stratejik ve jeopolitik öneme sahip bir ülke ve bir NATO müttefiki olmaya devam ettiği’ vurgulandı.
AP Türkiye Raportörü: Türkiye’de demokrasi tasfiye ediliyor
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Sancho Nachez Amor, raporun kabul edilmesinin ardından şunları söyledi:
“Türkiye tam anlamıyla otoriter bir modele doğru hızla ilerlemeye devam ediyor. Ana muhalefet partisi CHP’ye ve onun meşru liderliğine yönelik son dava, demokratik çoğulculuğun ve hukukun üstünlüğünün daha geniş çaplı erozyonunun en güncel örneğidir. Türkiye’de demokrasi tasfiye ediliyor.”
Amor, Avrupa Komisyonu ve üye devletlerin ‘cılız tepkisi’ni şöyle eleştirdi:
“Bu sessizlik AB’nin imajını ve güvenilirliğini zedeliyor, Türk toplumunun en AB yanlısı ve demokrasi yanlısı kesimlerini daha da uzaklaştırıyor.”
Gürlek AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor için, “Marjinal örgütlerle irtibatları biliniyor” demişti.
Dışişleri Bakanlığı: Türk yargısı, hiçbir dış aktörün müdahalesine açık değil
Dışişleri Bakanlığı’ysa AP raporuna şu sözlerle tepki gösterdi:
*Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda bugün kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayanan, gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmeler içermektedir.
*Devletimizin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olan Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir.
*AP’den beklentimiz, küresel sınamaların arttığı mevcut ortamda, aday ülke Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde, yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsemesidir.