AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP için alınan ‘mutlak butlan’ kararına taraf olmadıklarını öne sürdü; “Türkiye’nin demokrasisi olgundur. Atlatılmayacak kriz yoktur” diye ekledi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP 38’inci Olağan Kurultayı’yla sonrasındaki kurultayları iptal etmişti. Özel ve parti yönetiminin ‘tedbiren’ görevden uzaklaştırılmasına, eski başkan Kılıçdaroğlu’nun da görevi devralmasına karar verilmişti.
Ankara Valiliği, dün (24 Mayıs) avukat Celal Çelik’in talebi üzerine polise CHP Genel Merkezi’nin Kılıçdaroğlu yönetimine ‘teslim edilmesi’ talimatı vermişti. Polis, Özel yönetimi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yle görüştükten hemen sonra parti binasına müdahale etmiş, genel merkezin bir kapısını kırarak binaya girmişti.
Özel, müdahalenin ardından kendisine iletilen tahliye tebligatını yırtıp binadan çıkmış, ardından “Bundan sonraki genel merkezimiz Meclis’tedir” demişti. Ayrıca şunları söylemişti:
“Suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, AK Parti’yi yenmek. Suçumuz, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı ‘değişim’ deyip, o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak.
İki sonucu hazmedemeyenler, partideki başarımızı hazmedemeyenler ile 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani AK Parti’nin yargı kollarıyla butlan ittifakı var.”
‘Yalan siyasetine dönüştü’
Fakat AKP’li Çelik, Özel’in iddialarını reddetti; kararda ne partilerinin ne de Cumhur İttifakı’nın taraf olmadığını öne sürdü:
“Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli ortaya çıkan tartışmaların ayrıntılarına değineceğim. CHP’lilerin kendi içlerindeki bu çatışma birilerinin AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda.
‘Türkiye’nin demokrasisi olgun’
Özellikle sayın Özgür Özel kendi zaaflarını kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etmek konusunda sayın cumhurbaşkanımızı hedef alan haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor.
Maalesef orada toplanan bazı kişilerin de sayın cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanlığı makamına karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük. Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız. Siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret hedef gösterme ve siyasi hedef anlamına gelen bazı ifadeleri sayın Özgür Özel’e ve oradaki kişilere aynen iade ediyoruz. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri sayın cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşmaz.
Türkiye’nin demokrasisi olgundur. Atlatılmayacak kriz yoktur. Ancak bunun yerine siyasi yetersizliklerini sayın cumhurbaşkanımıza yöneltenlere bir adım bile attırmayız.
‘Hiçbir siyasi parti bu olayı tarafı değil’
Hiçbir siyasi parti, AK Parti ve Cumhur İttifakı bu olayın tarafı değillerdir. Halen de biz bu olayın bir tarafı değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapan kişiler tarafından dile getirildi. Bu iddiaların üzerine yine Cumhuriyet Halk Partililer tarafından dile getirilen bu iddialar karşısında yargı harekete geçti, bu tablo ortaya çıktı. Bu konunun tarafı bizmişiz gibi gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir.”