Volkan Öngel: Teknoloji yoğunluk­lu ihracatın desteklenmesi elzem

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyre­ğini küresel belirsizliklerin ve sıkı para politikalarının gölgesinde geride bıraktı. Tür­kiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart ayı ve birinci çeyrek verileri, dış ticaretteki yapısal zorluklar ile turizmde­ki istikrarlı yükselişin yarattığı ikili bir tab­loyu gözler önüne seriyor.

2026 Mart ayı dış ticaret verileri, ihracatta bir ivme kaybına işaret ediyor. Genel ticaret sistemine göre Mart ayında ihracat, bir ön­ceki yılın aynı ayına göre %6,4 azalarak 21,9 milyar dolara gerilerken; ithalat %8,2’lik bir artışla 33,1 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Bu durum, dış ticaret açığının Mart ayında %56 gibi çarpıcı bir oranda artarak 11,2 milyar do­lara yükselmesine neden oldu. Özellikle yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının %3,5 gi­bi sınırlı bir seviyede kalması, katma değerli üretim dönüşümünün henüz beklenen hıza ulaşamadığını gösteriyor.

2026 yılının geri kalanı için turizm, eko­nominin “yumuşak karnı” olan cari açık için en güçlü savunma hattı olmaya devam ede­cektir. Ancak dış ticaretteki açılmanın kont­rol altına alınabilmesi için sadece kur üze­rinden bir rekabet değil, teknoloji yoğunluk­lu ihracatın desteklenmesi elzemdir.

Orta yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki pa­yının %40’a dayanması umut verici bir geliş­me olsa da, sürdürülebilir büyüme için yapı­sal reformların hızı artırılmalıdır.

Volkan Öngel’in yazısı